…ldaş, yanıma arkadaş olur hep hayat boyunca. Başrolünde merhametin rol aldığı ve her gün tekrar tekrar gözler önüne gelen bir filmin senaristidir. Ucu bucağı olmayan hayallere giden kapıların teker teker araladığı, engin dene…
…mlaya ve ayaklarının çıplak olmasına aldırmayıp gözlerini dikmiş, tam karşıdaki iki katlı eve bakıyordu. Evin önüne geldiğinde kapı aralığından gördüğü şeyi avazı çıktığı kadar haykırmak istiyordu. Onu terk etmeyen açık mavi…
…rin dökülmesiyle birlikte öldürmesi gereken bir şey daha kendini adamakıllı ortaya çıkarır. Vicdan... Vicdanı önünde ateşten bir set oluşturur. Vicdanından sıçrayan kıvılcımlar bir yangın olmadan söndürülmelidir. (Burada Borge…
…de en gerekli olmayan zamanda. “Hayır. Maalesef aktif spor yaşantım olmadı hiç.” dedim. Kız kafasını salladı, önünde duran monitöre dikkatlice baktı. Soracağı diğer iki soruyu bilmediğinden değil, sanki bir şeyleri kontrol edi…
…biçimsiz, soğuk; hissetmeye elverişli değiller artık. Duyargalarımı yitiriyorum; zamanın katranlı gözlerinin önünde. Akış, duyumsayışlarımın önündeki en yüksek duvar; belki de parçalar hâlinde sürdürmeli yaşamı. Bedenimi göğe…
…ına şifa dağıtan bir hekim olarak geçireceği günler hakkında biraz daha az hayal kurmaya; yüzlerce seyircinin önünde piyano çaldığını ve bitirdiğinde insanların onu çılgınlar gibi alkışladığını ise biraz daha fazla düşlemeye d…
…çok bölümünde distopyaların karşısında direkt olarak yer alırken aynı zamanda ortaya çıkacak sorunları da göz önüne seriyordu. Dizinin bölümlerindeki yapılar iyi başlayan distopik bir fikrin felakete yol açmasıyla sonlanıyord…
…nden haberi yok gibi. Murat çok geliyor aklıma bu sıralar. Her anne deyişimde o kara çocuk öyle kara tahtanın önünde mavi önlüğünün altında şimşeklerini çakacak iki gözüyle bana bakıyor. Annesinden alamamış da yüklerini. Kızı…
…Canım hiçbir şey yemek istemiyordu. Bir kahve yaptım kendime. Pencereyi açtım; elime kahvemi alıp pencerenin önüne geçtim. Ayaza çalan buz gibi hava odaya doldu. Yağmur çiseliyordu. Burnuma toprak kokusu geliyordu. Kollarımı…
…ndu bu sokaklar. Kurutulmuş biberlerin, patlıcanların ip dizeleri, kısa da olsa pencere muhabbetleri, evlerin önündeki arabalara nispet eski günlerden küçük anılar cımbızlıyordu. O kadar… Hani devletin gecekondunuzun yerine yüks…