Çiçili İdris ( X. Bölüm )
Tulumbacı Hüsnü'nün kodese girmesiyle birlikte Feriköylü Necmi ile İdris Galata Semti'nin neredeyse en itibarlı kişileri haline gelmişlerdi. Onlara gösterilen îtibarda duyulan korku ve gelecek kaygusunun payı yok değildi
136 kullanım · 83 yazı
Tulumbacı Hüsnü'nün kodese girmesiyle birlikte Feriköylü Necmi ile İdris Galata Semti'nin neredeyse en itibarlı kişileri haline gelmişlerdi. Onlara gösterilen îtibarda duyulan korku ve gelecek kaygusunun payı yok değildi
…a bezeli ve sürekli değişen dekorlarla hareketlendirilmiş oyununu sıkılmadan seyrediyorsunuz. Oyun, Ankara ve İstanbul tiyatrolarında dönüşümlü olarak sergilenmeye devam ediyor.
Farkında olmadan bana yardımcı olan B.Ö için... Soğuk bir Ekim ayının 23.gecesiydi, dışarda hafifçe çiseleyen bir yağmur vardı. O gün de diğer günler gibi gayet sıradandı, ta ki kapı çalana dek... Sabah 07.15'de telefonu
…snü, teslim oluşundan bir ay kadar sonra, I. Meşrutiyet döneminde frenk usullerine göre yeniden tanzim edilen İstanbul Nizamiye Mahkemesince muhakeme edildi. Hadiseye şahitlik edenlerin onun lehine sarf ettiği sözler ve Tophane…
…cesi… Bunların hepsi yansımanızı değiştirir, bu oyunda ise her şey sizin farkındalığınızın çok dışında. Şu an İstanbul Devlet Tiyatroları’nın sahnelerinde oynanan bu etkileyici hikayede iyi seyirler dilerim.
31 Mayıs 2013 Cuma, 22:12:02 / Harbiye - İstanbul / Çekim: Y. Canberk Tan Helikopterden gaz bombaları atmaları için polisleri provoke eden insanlar... Omuzlarında, polise atmak için topladıkları taşların olduğu çantalar...…
"Zaman her şeyi katar önüne süpürür götürür derler, bazen dedikleri gibi de olur lakin zamanın süpürmeyi beceremediği şeyler de vardır yeryüzünde mesela sağ elini sinir zedelenmesi yüzünden kullanamayan bir adamın kini"
Tefeci Arsen'in sırra kadem basması ile Galata Semti'nin bitirimleri arasındaki hassas dengeler bir anda altüst olmuştu. Bu olay, o güne kadar birbirlerinin ayağına basmamaya itina gösteren Tulumbacı Hüsnü ile Mekri Neci
Ateş Kuyusu Tabanın tamamı camdan yapılmış bir laboratuarın tam ortasındaydı Jacob. Dişçi koltuğunu andıran, beyaz deriden yapılmış koltuğa bağlanmış, baygın bir biçimde yatıyordu. Suratına çarpan iki tokatla ayıldı. Göz
İz bıraktığın her insanla kavgalıyım. Bensiz birlikteliklerin "Büyük deprem sonrası İstanbul'u"nun manzarası gibi. Onlarca cümle yazdım, içi sen-ben dolu lav Üstünden geçtiği her yer ateş. Farklı şehirlerin yalnız insanl