Rıhtım
Rıhtım Sözlük

istanbula

39 kullanım · 32 yazı

Arşiv eşleşmeleriGeçtiği yazılar

Dokuzdolanbaç (VI.Bölüm)

Kış; ayaz, ağaçlar çıplak ,rüzgar kesiyor insanı ince ince, İstanbul böyle çille -peçe görmedi uzun yıllardır. Denizin rengi havaya soğuğa aldırmadan boğazın bir kısmında yeşil, bir kısmında tirşe, birazında lacivert, az

Dilenci

Sabah koşuşturması çoktan başlamıştı. Kalabalık her geçen dakika artıyordu. Eminönü durağından hareket eden tramvay Galata Köprüsü’ne girdi, gürültüyle Karaköy’e doğru yol aldı. Galata Köprüsü’nün altında esnaf yeni güne

Mağlova Kemeri

Yaşamımızda, günümüzün ve gelecek yılların en önemli ve en büyük sorunlarından birisi, su. Su, eski zamanlarda da önemli bir sorun olmuştur. Şimdiki gibi eski zamanlarda da su sıkıntısını gidermek için uzaktaki su kaynak

Karalama

Seyfi şehirlerarası bir otobüs firmasının İstanbul-Diyarbakır seferini yapan otobüsünün bel kemiğiydi. Bir şehirlerarası otobüste otobüsten sonra en önemli etkendi o. O daha karizmatik olsun diye kendisine host dese de a

Dokuzdolanbaç (III.Bölüm)

BÖLÜM III: KADER Birlikte geçirdikleri o ilk geceden sonra Hıdır üç ay hiç görmedi Nuri'yi. Çocuk oturak alemlerine katılmıyor, Artin'in dükkanı ile kendi evi arasında gidip geliyordu sessizce. Hiçbir şey olmamış gibi sü

Lupu

“Hayaller yalan olsa da rüyalar hep gerçektir. İstediğin hayali kurabilirsin ama istediğin rüyayı göremezsin.” Özge Göztürk’ün ilk romanı olan Lupu, kadınlığa, toplumun dışındakilere ve İstanbul’a dair içten bir anlatı.

Resimden Hayaller

Teneke damlı, sıvasız evlerin arasındaydı dar sokaklar. Bu sokakların arasındaydı bütün hayatlar ve bu hayatların arasındaydı bütün çocuk gülümseyişleri. Onlar ki buldukları taşı kaldırdıklarında kaçışan böceklere hayret

Bir Oyun

Bir oyun daha, Son bir oyun. Ardından, terk edilmişliğin karanlık zindanlarına bırakabilirsiniz beni. Çıplak Ankara şafağında, İstanbul’a yetişmek için, Tüm umudumla yürürken, Sincan çıkışında bir yerde, Dalgalara karışm

Ejderin Dönüşü

“Özgür olmakla özgürlüğe yeni başlamış olmak aynı şey değildir”, demişti Hilmi abi. Aile kasabımızdı. Uzaktan akrabamızdı. Akrabalık bağlarını ve aradaki ilişkileri pek bilmezdim ama ne zaman kasaba gitsek, siparişlerin

Bir Zamanlar

Zarı patlamış Konstantinopolis’in Beyatlı’nın yazdığı zamanki gençliğini kaybetmiş Eskiden siyah-beyaz İstanbul fotoğrafları Şimdi renksiz, zevksiz insanları İstanbul’u gözlerim kapalı dinleyemiyorum artık Kanık Yaprağı

Yazarların gözünden

Sözceler

Tüm sözceler
Bu sözcük için henüz onaylanmış sözce yok.