Başkanın Vedası
Herkesin “Başkan!” diye seslendiği Mustafa Bey’in adını nerdeyse kimse anımsamıyordu. O da bu durumdan pek şikâyetçi değildi. Hatta hoşuna gittiği bile söylenebilirdi. Başkanlığının öyle parti ya da dernek başkanlığıyla
136 kullanım · 83 yazı
Herkesin “Başkan!” diye seslendiği Mustafa Bey’in adını nerdeyse kimse anımsamıyordu. O da bu durumdan pek şikâyetçi değildi. Hatta hoşuna gittiği bile söylenebilirdi. Başkanlığının öyle parti ya da dernek başkanlığıyla
…ost meclislerinde üç beş siyasi kavgaya tutuşmak... Hatırıma gelmiyor olağanca gün batımında kubbe bellediğim İstanbul semaları. Kadeh tokuşturulan zengin, kalabalık yemek sofraları sandalyenin ayakları gibi kırıldılar. Tüm o gü…
…le başlatacağım O mısra “Gel ey hilâl kaşlım dizim üstüne” olacak. Geleceksin biliyorum Aydınlık ve serin bir İstanbul akşamında Ve geldiğinde O ellerindeki yaraları ben saracağım. O ellerin, evet o narin ellerinde Görmüştüm özg…
…a "ben"in manasını ararken eritiyor beni... Ben bunları düşünürken bir adam sımsıkı sarılıyor sevdiğine nazır İstanbul Boğazı'na… Boğaz yanı başına sokulup put gibi bekliyor. Adam denize sarılıyor; kadın ürkek dalgalarda sürükle…
Ihlamur Kasrı, İstanbul’un karmaşasından bunaldığınızda gitmek isteyebileceğiniz en güzel yerlerden biri. Beşiktaş ile Nişantaşı arasında kalan yer, etrafı kalabalık ve gürültülü olmasına rağmen yüksek duvarları sayesind
…tomun iç cebine Ne kadar sıcak hissetse de cebimde Bulacak yarın kendisini şişenin dibinde Sokaktayım bu gece İstanbul bütün pisliğini kusmuş yine Galata’da birkaç ayyaş Balık tutuyor gökyüzünde Sokaktayım bu gece Ben, sokağım b…
Kendimi bildim bileli köy köy gezerim. Gittiğim hiçbir okulda bir yıldan daha fazla sürmedi misafirliğim. Bu yüzden arkadaşım da olmadı. Köy öğretmeni olan babam mesleğine ve öğrencilerine âşık bir adamdı. Tek bir öğrenc
Caferağa medresesi, adından da anlaşılacağı üzere dönemin devlet adamlarından Caferağa tarafından, tarihimizin en önemli mimarlarından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. 1559 yılında yapılan bu medrese 1989 yılında restore ed
…enstrümanlarına döktüğü ritimlere, kağıtlara döktüğü cümlelere vb. "sanat" demekteyiz. Kalabalık bir ortamda (İstanbul gibi bir metropol) yaşamayı alışkanlık hâline getirmiş insanlar grubu, dalgın insanların "sanat" ürünü mü yok…
Sana baktığım zaman Renkler uçar ortada Kulağımda bir tını Şarkı söyler kanarya Sana baktığım zaman Kalbimdeki güvercin İçimde pır pır eder Sesin bana bir ecrin Sana baktığım zaman Kızkulesi bir inci Martılarla dans eder