…dan yerli yerine oturmuş görünüyor. Güven-ihanet, iyilik-kötülük, dostluk-düşmanlık, hırs, intikam gibi güçlü duygular, nedenleri ve sonuçlarıyla adeta dantel gibi işlenmiş ve küçük izleyiciler için büyük dersler haline getirilm…
…e yaşadığı dönemlerde herkes gibi ev eşyalarını sadece üretiliş amaçlarına uygun olarak kullanırdı; ama artık duş avizesi yerine kettle, ocağın yerine tost makinesi ve çamaşır askılığının yerine internet kablosu kullanıyord…
…am işler yoluna girdi derken; Akşama doğru acıkmıştık… Kalmamıştı ekmek! Niyet ettik; iyi olmaya… Ağlamamaya! Dua ettik; olursa olur, olmadı? Öbür dünyaya… Kahve sıcak, duşlar soğuk… Kim küfretti şimdi bana? Kulağımda ıslık…
…r geçiyor. Kuş seslerinin bu vakitlerde tüm sesleri bastırmasına bayılıyorum. Hah, işte geldi tramvay. Birkaç durak sonra ineceğim için kapıya en yakın yere oturuyorum. Karşı koltukta kol kola oturan yaşlı bir çift var. Bana…
…aktadır kısacası. Dozunda bir gotiklik, karanlık ve Murakami’nin tüm bunları okura sunarken sergilediği zarif duruş, bu novellanın en belirgin özellikleridir. Üstelik, hangimizin kimin dünyasında var olduğunu ve gerçekliğin h…
…ördüklerimden… dilim sussa da konuşuyordu kalbim durmadan her atışında haykırıyordu bildiklerimden… dört nala durmaksızın koşan atlara benziyordu hislerim uykusuz, yorgun, pes etmeyen sandıklarımdan… kulaklarım utanıyordu ve dağlar…
…imde, belki de kadim zamanlardan kalbime taşınan buruk bir ezgiyle dört nala akıyorken düşüncelerim özlüyorum durgun suları oturup bir göl kıyısına yansımama bakmak ve beklemek istiyorum sadece beklemek soluklanmak belki de bi…
Çeteler insanların duygularını da çalar mıydı?Bir zamanlar sadece altın, para ve ünvan çalarlardı.Şimdi umutları da alıyorlar — üstelik gönüllü teslim alanlar bile var. Dün, umutlarımın en taze hâliydi.Bugün, yine dili geçmiş zaman…
…elimiz alım gücümüzün tükenişini tartıyor. Gençler bavullarını toplayıp gidiyor, kalanlar umutsuzlukla ayakta durmaya çalışıyor. Topraklarımız, denizlerimiz, madenlerimiz yabancıların elinde el değiştiriyor. Bu ülke sanki parça…
…dan örülmüş sapasağlam bir dağı bile eritecek kadar güçlü olabilir. Öyleyse bu başlangıç çizgisinin kıyısında duran bizler, hangi tarafa yöneleceğiz? Işığa mı, yoksa kendi gölgemize mi? Belki de cevap, hangi yöne bakmaya cesa…