Rıhtım

İki Bilinmeyenli Kedi

Ne zillet bir hukuk var yolum ve yolun arasında
Sözleri büyük, garip, muzdarip,
Geceye deli.
Ömrümü bu yeis tutkuyla mı sonlandıracağım?
Aktığım ırmağı kimse bilmeyecek mi?
Döküldüğüm denizi?
Yahut saçlarını öremeyecek miyim kaderin?
Düşündüm iki bilinmeyenli kedinin gidişini,
Musa'nın yaklaştığı ateşi.
Hangi savaşın kutlu tarafındayım?
İçimde, yerini bulmamış bir meylin hikâyesi
Hikâyesinden habersiz al-yeşil sinesi.
Ne güz ne yaz ne seher vakti,
Ne payidar bir susmak bu Nazenin?
Gözleri büyük, efsun,
Geceye deli.
Üçü gecenin.
Ay mı sebep sessizlik taburuna,
Gün mü yazgısını yazan, taburun?
Ne gün ne gece...
Bilinmez bir zamanda sırtlanıyorum acı bir kavuşmayı,
Dudaklarımın arasında.
Kuş çırpınıyor da, konmak bilmiyor avuçlarımıza.
Bilmekten korkan çocuklarız Nazenin,
Geceye deli.
Gece her şey kadar gece,
Yahut her şeyi veriyoruz gecenin ellerine.
Ne illet bir gerçek bu!
Senden sıyrıldığım anda, kapımda beliriyor.

Yorum bırak
Misafir olarak yorum yapın Yorumlarınızı profilinizden takip etmek ve düzenlemek için okur hesabı oluşturun.
E-posta adresiniz yayımlanmaz. Güvenlik ve spam denetimi için IP ile temel cihaz bilgileri kaydedilir.
%0
İki Bilinmeyenli Kedi