Rıhtım

Meridyen

Parmak izlerim eskiyor duyumsadıkça

Kendi kendime düşünceler içerisinde

Konudan konuya atlıyorum

Atmak istediklerim kapıda birikti

Tin hisseder değince dizlerime dizleri

Fırtınalar kopuyor ve bastırıyor yağmur

Ben hâlâ sığınacak tenteler arıyorum

Hiç durmadan koşuyorum ıslanmamış gibi

Vardığım yerde her şey karanlıkta saklanıyor

Saçlarım ıslak ve balkonum kirli

Durduk yere havlular ıslanıyor

Hiç sebebi yokken susuyorum.

Tanrının buruşturup attığı kâğıtlar

İnsanın kader taslağıydı belki de

Kiminin paralel evren sandığı dev çöplük

Yırtılmamış eskizler ve not defteri

Ve raftan devrilen dosyalar

Birbirine karışıp yarım kalmış hayatlar.

Güneş başka bir meridyende doğuyor

Uykum uykusuna yenik düşük

Saçları alnımda medeniyet kuruyor

Bozkırın ortasında bir meyve düşüyor ağaçtan

O düştüğü yerde

Diğerleri dallarında kuruyor

Yağmuru bir de ona sor

Düşüşleri ve yalnızlığı

Doğduğu yerde yok olmayı

İmkânsızlıkları…

Ben hâla sığınacak tenteler arıyorum

Burası dev bir çöplük ve raftan düşüyorum

Bu düştüğüm yerde

Hiç sebebi yokken susuyorum

Yağmur birikiyor avucumda

Hiç durmadan içiyorum

Ne meyveyim bir ağacın dalında

Ne de yere çakılmış kuruyorum

Saatlere bakmadan

Hiç alarm kurmadan

Gece gündüz ayırmadan

Şurada burada

Her şeyin ortasında

Dizlerinde uyuyakalıyorum.

Yorum bırak
Misafir olarak yorum yapın Yorumlarınızı profilinizden takip etmek ve düzenlemek için okur hesabı oluşturun.
E-posta adresiniz yayımlanmaz. Güvenlik ve spam denetimi için IP ile temel cihaz bilgileri kaydedilir.
%0
Meridyen