Rıhtım

Çocuk, Güneş ve Uçak

Ellerini siper edip bakışlarına,
Uzaklara daldı çocuk.
Bir ses vardı bu sabah,
Bulutların dinlendiği maviliklerde.

Az sonra gürültücü bir şeyler geçecekti gözlerinden.
Kuşlara benzeyen ya da benzemeyen bir şeyler.
O kadar hızlı geçeceklerdi ki
Renklerini bile tam göremeyecekti gürültülerinden.
Sonra bir daha, sonra bir daha…

Güneş,
Gizlendiği bulutun ardından çıkıp
Saçlarını boyayacaktı çocuğun.
Rüzgârlar sesleri alıp götüreceklerdi.
Bir yavru kırlangıç daha bir sokulacaktı annesine.
Birden,
Bir cırcır böceği ötecekti,
Kurumuş çalılıkların arasından.

Birkaç sıska koyununun peşi sıra
Sessizce yürüyecekti bir çoban.
Yapraklar tutundukları dallardan
Nazlı nazlı salınacaklardı.
Aceleci bir karınca geçecekti
Hemen yanı başından.

İğde ağacının gölgesine uzandı çocuk,
Aklı hala o gürültücü kuşa benzemeyen kuşlarda.
Hep uçuyorlar mıydı,
Böyle havada?

Güneş artık tam ortadan bakıyordu çocuğa.
İşte tam o anda,
Yakınlarda bir çocuğun
Saçları boyandı kızıla. 

Yorum bırak
Misafir olarak yorum yapın Yorumlarınızı profilinizden takip etmek ve düzenlemek için okur hesabı oluşturun.
E-posta adresiniz yayımlanmaz. Güvenlik ve spam denetimi için IP ile temel cihaz bilgileri kaydedilir.
%0
Çocuk, Güneş ve Uçak