Bir Mektubun Yolculuğu
…ından aşağıya doğru biraz yürüyünce bir dere çıkıyordu karşınıza ve üzerine minik bir köprü yapılmıştı. Belki yüz kez tekrar tekrar okuyup ezberlediği mektuptaki cümleler adeta canlanmış, etrafında bir sürü ev belirmişti. D…
187 kullanım · 148 yazı
…ından aşağıya doğru biraz yürüyünce bir dere çıkıyordu karşınıza ve üzerine minik bir köprü yapılmıştı. Belki yüz kez tekrar tekrar okuyup ezberlediği mektuptaki cümleler adeta canlanmış, etrafında bir sürü ev belirmişti. D…
…ni öğrendiğimde filmi ayakta alkışladım doğrusu. Masal dünyasında, belki de düş ile gerçekliğin tam ortasında yüz dakikalık bir yolculuk yapmak isterseniz bu film tam da size göre ve bende ilk beşe girdi bile. İyi seyirler…
…a insanoğlunun derinliklerindeki karanlık tarafın bir yansıması olan bu figürde Collins, okuyucuları bir nevi yüzleşmeye davet etmekte. Açlık Oyunları’nın bir üçleme olarak genç-yetişkin diyebileceğimiz okur kitlesine hitap etmesi…
…lere gülüyor. Canının istediklerine de yaverlik ediyor. Ama, öyle konu üstüne düşünenin, plan-program yapanın yüzüne gülmüyor, gülmüyor işte, aksine; somurtuyor. “Git, benden uzak dur.” diyor. Acemiler ve cahiller fırsat savaş…
…nne, koşmam lazım, şimdi kapatıyorum. (Akın var akın, güneşe Akın! Güneşi zapt edeceğiz, güneşin zaptı yakın! Yüzüne kapatmayaydım iyiydi. Merak edecek şimdi!) Gardırobun içine bu kadar çok para nasıl girmiş olabilir, sülüntal…
…i düğümleri görememişti. Adam, birkaç parça eşyasını almıştı. Giderken son cümlesini söyledi: “İşte tam da bu yüzden gidiyorum. Her şey bu kadar güzelken ve kimse kimseyi kırmamışken…”
…rden tazeyi sana uzatıyorum. Sakla, dişlerinin arasında benliğini bulmuş elmayı Bilinmez son kez mi çizeceğim yüzünü, Son kez mi binecek gök, tepeme Saçlarımın çiğ, soluk sarısına. Yasaktır bizim bu uzak ağacımız Sonra yedi mi…
…de. Sanki yıllardır hissettiği o sıkıntı birkaç dakika sonra ayrılıp gidecekti bedeninden. Öyle hissediyordu… Yüz yirmi üç ya da bir iki üç… Sıralamasını sevmişti. Bunu iyiye işaret olarak gördü. Kalın bir perde arkasından…
…z yerini Hiç kimselerin dolduramadığını bir görüversen Anlatabilsem sana Zeytin ağacımla konuştuğum akşamları Yüzümü boyayan gün batımı kızıllığını Serçe kuşlarının ekmek kırıntılarını binbir çabayla Nasıl da kapıştıklarını İz…
…n?” diye tersledi oğlunu. Mahmut, güvey sözcüğü kendisine çok uzak olduğundan “Bana ne ya!” demeye kalkışınca yüzüne inen okkalı bir tokatla sindi. Daha beşikten karar verilmişti Seyran’la evlenmesine. Seyran doğduğunda Mahmut…