…baktı. Biricik oğlunun yatağında uyuyor olduğunu kendi gözleriyle görüp derin bir iç çektikten sonra odasının yolunu tuttu. Esvaplarını çıkarıp sırt üstü yatağına uzandı. Yatağın köşesine ilişen Feride Hanım'a dönerek; - Han…
…eniden canlandırıldı. İnsanlarla birlikte yaşayacak yeni bir soyun ve melezlerin temellerini attı. Basira’nın yolculuğu; soykırımdan doğan bir kız çocuğunun ihanete, idama, kayba, öfkeye ve nihayetinde Dünya’nın hâkimiyetine dönü…
…anlıları bekliyorlardı. Hava soğuk değildi. Ben okulun arka bahçe duvarını aşarak gelip gidiyordum. Doğru eve yollananlardandım. Bir haftayı daha devirmiş, kravatı rambo gibi başıma bant yapmıştım yine. Severdim eve öyle dönmeyi. Okula g…
…at gerçekten bizim elimizde olur. Hiç kimse için değil, kendimiz için düşmeli ve sonra da ayağa kalkmanın bir yolunu bulmalıyız. Birileri ayakta ya da birileri çok kötü durumda olduğu için değil, sade ve sadece kendimiz için.…
…aha vardı. Hiç aldırmadı ama o sinemanın sahibi Selim bu duruma öfkelendi. “Bula bula burayı mı buldun?” diye yolunu kesti bir gün. Baktı ki Saim, efendi bir delikanlı, hâli tavrı yerinde, “Herkesin rızkı kendine,” dedi konuşm…
…de değişecek.' demiştim." dedi. Neyse ki oluşan hortum sonucunda hayatını kaybedenler arasında bu iki kardeş yoktu da boş yere böylesi bir muhabbet etmemiş oldular. Ölenler ise hem birbirlerine benziyorlardı hem de birbirler…
…a inanıyordu. Denemelerinden oluşan ilk kitabında (Tersi ve Yüzü - 1937), bu yıllarda yaşadığı zor günleri ve yoksulluğu anlattı. Bir sene sonra yazdığı Noces (Düğün Gecesi) kitabında ise, Cezayir’in yoksulluk yıllarına duygusal b…
…Ancak dönüşte farklı bir sokaktan yürüyebiliyorum. Sanki ayaklarıma kara sular inmemiş gibi… Şirketin servisi yokuşun aşağısında bekliyor bizi. Şirket deyince ne anladınız bilmem. Temizlik şirketi bizimki. Her gün saatlerce ell…
…ağız, bir burun, hiç olmazsa bir göz çizmek isteyen eli, dolduramazdı o boşlukları. Düşündekiler sırayla onu yoklayıp dururlardı. İçlerinden birini kapıp da kâğıda geçirmek istemez miydi? Ne yazık ki buna cesaret edemedi h…
…a bırakıp parmaklarını çıtlattı. Yorgundu. Alkolden çok uykuya ihtiyacı vardı. “Rakı, şişesinde balık olsam!” Yolu, uzundu. Bedeni dinçti ama ruhu... Ona sormalı bir de, bu ıssız yolda, gecenin karasında kalmış yalnız kaldı…