…ar olan bez çantayla kanal boyunca yürüyordu yine o akşamüstü. Gözü, minik köprüden geçerken gökyüzünün sarı, turuncu ve mavi renk geçişlerine takılmıştı. Elleri dolu olmasa bu anı hiç tereddüt etmeden fotoğraflardı ama o an iç…
…ersiz. Duymuyorum hiçbir şeyi; gözlerimi kapatıp kendimi bırakmak istiyorum yemyeşil bir ovaya, kayalıklardan turkuaz bir okyanusa, uçsuz bucaksız bir çöle, balıklarla dolu zümrüt yeşili bir ırmağa ya da dinmeyen yağmur damlala…
…bırakma bak şu dağların renk tonuna, nasıl güzel her sabah gökyüzünde asılı durur bulutlar istersen takılırız turnaların peşine ya da bir güz yaprağıyla savruluruz gezeriz diyar diyar develerle bir kır çiçeğinin rengine aşık oluru…
13 Ekim 1972’de Uruguay Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçak, And Dağları’na çarparak düşer. Yolcuların bazıları kaza esnasında, yaralılardan bazıları da kazadan bir süre sonra hayatlarını kaybederler. Uçaktaki kırk beş yolcu
…rünen hayatım. Akşam olduğunda, buzlu içkilerin sarhoşluğunda daha bir yükseliyor kahkahalar. Oradan oraya koşturmaktan nefesim kuruyor sanki. Masalar, boşlar, dolular, temizlik bezleri, minik ışıkların rahatsız edici parla…
…epsiyi koyup “Hadi buyurun, Allah ne verdiyse…” demişti. Sofrada üç boş tabak, ortada bir tabak dolusu lahana turşusu vardı. Tabakların yanında desenleri birbirinden farklı görünen kaşıklar duruyordu. Kadın tencereyi getirdi. E…
…çalıştığı şirket merkezinin kapısından girdi. Parmak izini okuttu. Yeni görevini kutlamak istercesine açılan turnikeyi geçerken heyecandan dizleri titriyordu. Hele yüreği… Yüzündeki beyaz maske o kadar çok şeyi saklıyordu ki; he…
…nun sonuna geldiğimizde yüzümüzü gülücüklerle doldurduğumuzu, kötü biten bir kurgunun sonunda ise suratımızın turşu sattığını düşünürsek okuduğumuz kitaptaki kurgunun içine nasıl fark etmeden girdiğimizi hatırlayalım. Tam da…
…u akıyordu Üzerlerinde mesai elbiseleri. Lacivert pantolonlarının altında siyah botları. Lacivert montlardaki turuncu şeritler tekdüzeliği bozuyordu. Giysilerin renkleri solmuştu. Botları da boyaya hasret. İsmail kadar değilse…
…anlığına. Yıllar sonra bir iş ziyareti için kasabaya yolum düştü. Bir daha gelmemeye yemin ettiğim yeri, bir turist gibi gezmeye başladım. Çocukluğumun geçtiği sokaklarda yürüdüm. Çarşı hâlâ aynıydı; tabelalar, markaların log…