…n kalıplaşmış cümlenin devamını duymamıştı bile. Lodos esmeye devam ediyordu, yerinden kalkıp özel eşyalarını toplamaya başladığında. Ne kadar da çok şey birikmişti; çantasına sığdıramadı. İlk kez işsiz kalmanın acemiliğini filml…
…sa üzülecek bir durum mu kestiremeden yoluma devam ediyorum. Kozalaklar her tarafa saçılmış… Küçükken bunları toplar, sulu boyayla yüzeyinin hiçbir yerini atlamadan boyardık. Sabahın altısı demeden cumartesi pazarına koşar, on…
…rdürdüğümüz hayatımızı düşünüyorum. Her yağmurlu günde tavandan süzülen suları, dolan kovaları… Burnuma dolan toprak kokusunu içime iyice çekip içeri giriyorum. Ah şu kokular… Annemin bahçedeki fırında pişirdiği ekmeğin kokusu…
…r o kadar da çıplak. Hava bozuk bilirim Fakat değil, ellerimizi birleştirmeyecek kadar. Şimdi bahçem tek güle toprak olsa ne olur? İstemek sende, istenmek sende. Ukte! Çıkmaz bir yol var sana meylimde. Kan saçaklı balkonlar va…
…nsanları izliyordu. Ailelerinden azar işitmenin korkusuyla, sokak lambalarının aydınlattığı yollardan kırmızı topuklu ayakkabılarıyla ürkek ürkek yürüyen kızları izledi. Bakmaması gerekiyordu. Hayır! Gözlerini ayıramadı ayaklar…
…öyle düşünüyorum” dedi başkası. “Bir kutsal kitaptan alınmış gibi bu sözler!” dedi, ukalanın biri. Kalabalık toplanmaya başladı Meczup’un başına. Onun sarf ettiği sözleri yüreğinden alkışlayanlar da vardı, başıyla onaylayanlar da…
…eredesin? Diller mühürlü, gözlere gömülü sözler Dokunsan dökülecek taneler Yürek kor ama sobalar kör Yiğidim, toprağım, sebebi vatanım neredesin? Canı candan ayırmışlar İki üç hayırsız yaprak için tüm ormanı yakmışlar İsli duman…
…ayaktayım, dertlerimle başbaşayım… Açıklama cümlesinin bu kısmı oldukça ümit verici. İnce bir dokunuşa sahip. Topyekun yıkılmışlıktan, onarılamamazlıktan bahsetmiyor. Tedavi edilebilir bir hasardan bahsediyor. Yani, ruh ve beden…
…ı arabası vardı Hamdi’nin. Arabaları sevmezdi o yüzden. Zaten Hamdi’yi de sevmezdi. Saçlarını az avuçlayıp az tokat savurmamıştı körpe yüzüne… Tıpkı ona benzer kırmızı arabaya binince bir gülücük attı. “Çok güzel bir oda yapt…
“Allahu Ekber, Allahu Ekber…” Salondan Kuran sesleri geliyor. Başınız sağ olsunlar, toprağı bol olsunlar, mekânı cennet olsunlar sonra… Hiçbir şey anlamıyorum. Öyle kalabalık ki içerisi - kapının önü ayakkabı yığını. Cici annem…