…li cep saati, kösele ayakkabılarıyla; giyimin kalıbına kattığı heybeti doğuştan getirdiği bir özellikmiş gibi taşıyabilen, tüm kıyafetlerini diken Artin ile koyu bir sohbete dalmış görünen Hıdır, arada Nuri'ye göz atıyor, istemli i…
…gibi bir koku gelmişti. Yakınlarda bir fırın olmalıydı. Biraz yürüyünce elinde kâğıda sarılı iki somun ekmek taşıyan bir çocuk gördü. “Merhaba delikanlı, günaydın. Ekmeği nereden aldığını tarif edebilir misin bana?” Çocuk gülü…
…ilik kanımızda sanıyor ve “delikanlı” diyor, saçlarımıza ak düşmüşse ne olmuş, hareketlerimizde bereket dolup taşıyor… Ve böylece… Bazen “Bana yetti, tamam…” diyerek pes ediyor ve bazen de “Hadi be sen de!”lerle ayağa kalkarak…
…onca şeye inat. Bir şey olacakmış gibi duran ama hiç olmamış günlerden biri, Herkes kendi akşamını heybesinde taşırken, Birbirine değmeden geçenlerin en güzel yalanı bu, İki ayrı suskunluğun aynı cümlede durması. Beyazdan umut ç…
…be Âdem Amca, nasıl bir yüreğin varmış ki seni seçmiş Yaren Leylek. Yıllardır sana ve senin sayende bize umut taşımış. Kar beyazı, özgür, sevgi dolu, sımsıcak bir umut. Ne zaman umutsuzluk fırtınasına tutulsam aklıma sizi getir…
…fırtınasına tutulmuş saçlarımın arasından turuncular ayıklıyorken dilimde, belki de kadim zamanlardan kalbime taşınan buruk bir ezgiyle dört nala akıyorken düşüncelerim özlüyorum durgun suları oturup bir göl kıyısına yansımama…
…y isimlerin anlamı varken şimdi bu anlamları da ortadan kaldırıyoruz çünkü çok ortaklı şirketler, kimin adını taşısa daha iyi olurdu bilinmiyor. PİP-ET KASAP (Tamamen uydurmaca bir kasap adı, umarım böyle bir kasap yoktur.) si…
…uk eder ışık hızı ışık, yolu çok meteorları aşar, gezegenlere çarpar gemi değil ki rotası olsun deli değil ki taşı olsun. ne olacak bu sarmaşık aşar karanlıkları yeniden doğar yorganları ört üstüme sevgilim karanlıklara dal…
…cevaplar verilmelidir, büyük beklentilerin oluşturduğu sorumluluklar çağalara yüklenir, her biri omuzlarında taşıyacakları yük miktarını belirtecek hareketlere girişir ve genellikle de bir önceki dönemin beğenmediği bir düzeyde soru…
…iç geçmeyecekmiş gibi hissettiren, sonsuz bir zaman akışına hapsolmuş gibi görünen; nefes kesici acının izini taşıyoruz bir bıçak gibi göğsümüzde. Acıyı zamana bölüyoruz. Zamanın uzunluğu arttıkça acıyı hâlen ilk günkü gibi yaşıy…