Kıbrıs Tatlısı
…bir yerlerde, yıllarca ustaca saklanmış, hiç dile gelmemiş anılar ile yüzleşmeliydi artık. İçeri girdiğinde, pencereden yansıyan gün ışığı, tozlu perdelerin arkasından, belli belirsiz içeri sızıyordu. Her şey gri bir toz bulutunu…
44 kullanım · 39 yazı
…bir yerlerde, yıllarca ustaca saklanmış, hiç dile gelmemiş anılar ile yüzleşmeliydi artık. İçeri girdiğinde, pencereden yansıyan gün ışığı, tozlu perdelerin arkasından, belli belirsiz içeri sızıyordu. Her şey gri bir toz bulutunu…
…ki köy okulunun önünde, başka yönlerden gelen izlerle karışmıştı. Bir süre okulun etrafında gezindikten sonra pencerenin önünde durdum. İçeride bir sınıf dolusu çocuk, uçlarını sivrileştirdikleri kömür parçaları ile önlerindeki ka…
…boylu oğlan… Podyumdan fırlamış da bu tozlu çerçevelerin içine kendini mâhkum etmiş ay yüzlü bir kadın. Karşı penceredeki kadına çok benziyor. Onun da saçları uzun. O da hep siyah giyiniyor… Ve o… Ne kadar yakışıklı. Nerede o iri k…
…bekleyen. Çaya eşlik eder bitter çikolata. Acır ağzım, yaralarım kaşınacak, kanayacak bilirim. Öylece orada, pencerenin sabah güneşini alan kıyısına serilir bedenim. Gün eteğini toplar getirir sofra gibi sabaha. Çay, siyah zeytin…
…ına uygulayacağı ufak bir kuvvette yatıyordu. Gereken kuvveti uyguladı. Yere yığıldı. Az önce kapatmış olduğu pencereye gelişigüzel sıçrayan kan damlaları, bir Jackson Pollock tablosunu andırıyordu. Artık o bir emekliydi. O, cana…
…i akıl aleminden kurtaracak iksir yeşil olandır, Eğer yeşili içersen perdeler bir bir kalkar gözünün önünden. Pencerelerimizden kainatı seyreder, Allah'a şükrederiz. Yok, eğer eskisi gibi devam etmek istersen sarıyı içersin, bı…
…ir gün o günün geleceğine inanmak istiyor. Sis buraları basmadan, daracık bir kıpırtıya esir olurken ışıklar. Pencereden dışarı bakıyor, biraz daha gülümsemeye çalışırken kalbinden bir kez daha devriliyor şehir. Kalbinden fırlatıl…
…rlaları göründüğü panelin tam tersi istikamete doğru dönüyordu. O dönerken duvar yerini cam kafesin göründüğü pencereye bıraktı. Jacob tam olarak döndüğünde karşısında gördüğü şeye inanamamıştı. Bu Erika’ydı. Dünya da onun gibi o…
…başından vurdu, general Rubdstedt'e tabancanın kabzası ile sert bir biçimde vurdu. Elindeki el bombasını evin penceresine fırlattı ve otomobili çalıştırıp Seine nehrinin kıyısından, Cite Adası'na doğru kaçmaya başladı. Bir kaç sani…
…yaşlı adamla vedalaşarak yürümeye başlamıştı tekrar. Tabii fırının fotoğrafını çekmeyi de unutmamıştı. Açılan pencerelerden tabak, çatal sesleri geliyordu ve düşünüyordu o sırada Güneş. Demlenen çayın kokusu sarmış mutfaklarda yaşana…