Duyuyor musunuz?
…ecan karışımı bu garip duygu kalp atışlarını hızlandırmış onu nefes nefese bırakmıştı. Doğruca arkadaşlarının oturduğu odaya girdi. İçeride boş bulduğu ilk yere oturdu. Oda arkadaşının “İnsan bir selam verir lan!” tepkisine te…
122 kullanım · 84 yazı
…ecan karışımı bu garip duygu kalp atışlarını hızlandırmış onu nefes nefese bırakmıştı. Doğruca arkadaşlarının oturduğu odaya girdi. İçeride boş bulduğu ilk yere oturdu. Oda arkadaşının “İnsan bir selam verir lan!” tepkisine te…
…zamanları düşündü Güneş. İçi sımsıcak oldu. Yolu minik bir yeşil alana çıkmıştı. Biraz soluklanmak için banka oturdu ve o sırada yanına minik bir kumru yavrusu gelmişti. Çantasındaki simitten ufak ufak koparıp yavruyu beslemey…
…e yazacağını. Bu anı yazacaktı, şimdiyi: Mayısın ortasında hiç durmaksızın yağmur yağıyordu. Küçük balkonunda oturduğu masadan manzaraya baktı. Yemyeşildi her yer. Otların arasında ayak basıla basıla oluşan bir yol vardı. Tam da…
…niyeyi düşünüyordum. Telefonum çaldı birkaç kez, açmadım. Sigara yakmadım. Kahvaltımı hızla yapıp yazı masama oturdum. Havanın kasveti içimdeki yazma coşkumu körüklüyordu. Elbette rüyamı yorumlayacaktım sayfalarımda. Ve işte ba…
…an bağımsız olarak, insanın içinden gelen bir istekle başlamalıdır. Ayağa neden kalkmamız lazım? Çünkü insan, oturduğu ve yattığı yerden hiçbir şeyi halletmemiştir bugüne kadar ve halletmeyecektir. Kendi içimizdeki savaşı kazanm…
…se ağrının şiddeti azalarak kaybolabilirdi. Öyle de oldu. İşlek bir caddeye açılan sokağın en başındaydı evi. Oturduğu yerden sokağın caddeyle birleştiği yeri rahatlıkla görebiliyordu. “Hep mi koşturmaca içinde olur şu insanlar.…
…adığını biliyordu. Kahvaltısını yapmamış olduğunu hatırlayarak kitabevinin hemen karşısındaki butik pastaneye oturdu. İki çörek ve bir kahve söyledi kendisine. Çantasında her daim bulundurduğu kitabını okumaya koyuldu. Üç saat…
…ndan daha genç göstermişti. İşte, karşımdaydı. Onu etten ve kemikten, kanlı canlı hâliyle görmek… Aynı masada oturduğumuza inanasım gelmiyordu. Kırlaşmış saçlarıyla uyumlu, metal çerçeveli gözlüğünü takmıştı. Gözleri iki siyah zeyti…
bir su kenarına oturduk nihayet ben ve kendim ben yorgunum kendim benden de çok hayır dedim, nasıl benden çok olabiliyorsun sen ben değil misin zannettiğin gibi değil dedi bana gözlerimin kuyusuna baktı, baktı öyle bir daldı ki…
…ber demedi “İki adım ötedeki şehirde yaşayan yabancı olur mu baba?” desen de. Yetmedi, evlerine gidip dönüşte oturdukları mahalleyi, annesini babasını kötüledi. Kızdın, çok kızdın. Protesto etmek için beline kadar olan saçlarını er…