…kendini tanımadan ne olabilir ? Veya insan, insanı tanımadan nereye varabilir? Bir köyde -anadolu irfanı- ile dolup taşan bir yaşlı mı daha çok tanır insanı? Bir üniversitede -profesör- ünvanı ile bir şey görmeyen ve bilmeyen…
…hçenden Tuttum bir göğsünü öptüm Ve sen kim olduğuma bakmadın bile Tuttum ikincisini de öptüm Sen eğilip bana dokunmadın bile Bahçende misafir oldum dün gece Ağustos böcekleri oturuyordu Pencerenin önüne çağırmıştım seni Çok içmiş…
…ihayet beni de elektrik çarptı işte. İnşallah Sevim onu alır. Bana bir bakışı var ki kızın, içimin yağı eridi doğrusu. Aa, evet! Sevim'e bak, yan yana yatırdı bizi, kızı çekeleyip boylarımızı ölçüyor. Canım ya, ne tatlısın. Sen…
…brahim de Seyfi ağzında su taşıyan karınca. Gitti yanına, önce yanındaki kadına sordu, kadın çay istedi, çayı doldurdu ve bunca yıllık tecrübeye rağmen eli titredi Seyfi’nin ve döktü kadının üstüne. Kızılca kıyamet koptu da bizi…
…na ulaşmak Her şey yağmur olmakta bitiyor Demek ki Belini bir rüzgârda kavramak Saç telinin çiçek bahçelerine dokunmak Teninde ısınmak, teninde kaybolmak Her şey yağmur olmakta bitiyor Demek ki Güzelliğine sırılsıklam âşık olmak…
…imesi hem dudaklarımızdan dökülür hem de kulaklarımızda parçalanır. Kelimenin kökeni "bir şeyin eksikliğinden doğan acı, hasar" anlamı taşımasının sebebi de budur. Tabii ki günümüzde kullanım etkisi oldukça düşüktür; çünkü bi…
…ren uzun ve karanlık bir tünele girecek. Ama sen önünü göremediğin için bundan habersizsin. Yeşilin, güneşin, doğanın güzelliğine öyle dalmışsın ki, korkutucu bir karanlığın eşiğinde olduğuna, söyleseler inanmazsın. Gözün, bir…
Mavilerin arasından süzülen gün ışığına, dokunduğun zamanlar Bolca kahkaha, tatlı yutkunuş, nefes nefese yalnız oyuna dönebilmek için koşuş… Olmayan zamanın var olan zamansızlığında Gördüğün gözlemleyemediğin, Duyduğun duyumsayama…
…aranlık topraktan çıkan aydınlığına. Başımın üstündeki bulutlar sevinç gözyaşları ile alkış tutardı. Ardından doyum olmazdı o toprağın kokusuna. Sonra… Ah! Makineleşmek! Özgürce kök salan çiçekleri tutsak ettin. Güzellikleri…
Üşüyor musun? Dünyanın diğer ucundan, Gökyüzünü örteyim üzerine, Don tutmuş vücudun, Isınır böylece. Korkuyor musun? Parlak yıldızlar ördüm, Odanın dört duvarına, Bir bebek huzuru tutar, Uyursun salına salına. Uyuyamıyor mu…