Kamil Bey'in Masası
…açtı. “Hoş geldin Gülsüm Hanım” derken şaşkınlığını gizleyemiyordu. Karşısındaki kadının eli kolu poşetlerle doluydu. Hâl hatır sormadan Gülsüm soluğu mutfakta aldı. Şaşkınlığı üzerinden atamayan ev sahibi koltuğuna oturmamış…
1 kullanım · 1 yazı
…açtı. “Hoş geldin Gülsüm Hanım” derken şaşkınlığını gizleyemiyordu. Karşısındaki kadının eli kolu poşetlerle doluydu. Hâl hatır sormadan Gülsüm soluğu mutfakta aldı. Şaşkınlığı üzerinden atamayan ev sahibi koltuğuna oturmamış…
…abırla tekrarladım: “Biliyorsun bunu dün de konuşmuştuk. Muhtemelen kemoterapi uygulanır. Ama buna takip eden doktoru karar vermeli.” Endişeli gözlerle sordu: “Ama sen bunun kalıcı bir çözüm olmadığını söylemiştin.” - Evet, öyl…
….... Kadın ve adamdan başka biri daha var Hepimizin çok yakından tanıdığı biri Doğa da burada dostlarım Kadın doğayla iş birliği içerisinde Doğa da kadın kadar güzel Kadın da doğa kadar güzel Birbirlerini tamamlayan güzellikler…
…. İnatçı ve muzır bulut kümelerinin ışığını engelleme girişimlerine set çekmiş gökyüzüne, bu kadim yoldaşına, dostane bir şekilde karşılık vererek güzelliğini ışıl ışıl yansıtıyordu. Bu manzarayı biliyordum. Akşama doğru mav…
…. İlk zamanlarda öyle değildi oysa; her gün, yangından mal kaçırır gibi sevişirdik. Film izlerken birbirimize dokunur, on dakika yalandan filme bakar ve kanepede sevişmeye başlardık. Sonra o uyur, filme ayıp olmasın diye kalanı…
…abağının kapağını sıkıca kapa kurumasın; geri dön: on üç, on dört, on beş, on altı, on yedi, on sekiz: peynir dolapta. Buzdolabını kapa, ocağa dön; bu adımdan sayılmaz, çayın altını kapa. On dokuz, yirmi. Musluğu aç, tabakları…
…“Kulaklarımla duymasam ben de inanmazdım.” İbrahim Başkomiser sohbet ederken bir yandan da gözleri köşe bucak dolaşıyordu. Dolapların kapaklarını tek tek açıp kaparken “Muhteşem! Muhteşem!” diyordu sürekli. Bir ara durdu, sekretere…
…dığı Vremya Dergisi, 1863 Yılında Polonya'daki ayaklanmayla ilgili bir makale yayınlamaktan ötürü kapatıldı. "Doğaya karşı işlenmiş bir suçun öcü, insan adaletinden kat be kat fazla alınır." Dostoyevski, Zapiski iz Podpolya (Y…
…. Annesi bazen eski zamanları anlatırdı. Anlattığı iyilik dolu günler aklına geldi. O zaman, o doğduktan veya doğmadan önce böyle değildi. Ama ne zaman, ne zaman oldu insanlar böyle? Gözleri yerdeki yuvarlak halkaya daldı. Biraz…
…. Düşünüyorum ama olmuyor. Hep eksik. - Sen daha kadın olmak ne onu bilmiyorsun. Sevişmek mi? Azmak mı? Çocuk doğurmak mı? Yoksa özgür mü olmak? Bil diye söylüyorum. Defalarca söyledim, bir daha söylüyorum: Var etmektir, var etm…