…aşını eğer! Cahil insan toy olduğu için, dik durur, kendini oldum zanneder! Bil ki, bu değirmen dik dursa da, buğdayları günü gelince ezer! Başak eğilmeden, hasat edilmez bir bilseler (tasavvuf) Varsın, içi boş olsa da, dik duruyo…
…ığı ellerini yakıp kavuruyordu. Yorgun nefesiyle ellerini üflemeye başladı. Arkasına dönüp kadına baktı. Hâlâ buğday eliyordu. Dizlerini kırıp toprağa oturdu. Çökmüş omuzlarının arasına düşen kafası onu kirlenmiş pantolonların…
…kçeyle soluğu Karia’nın yanında alırdı. Karia kim miydi? Venedikli güzellerden bir güzeldi Karia ama ne güzel buğday başakları gibi sapsarı saçları, ince ipince bilekleri, bakmaya doyamadığı Zühre yıldızı gibi parlayan yüzü… B…
…mayacağım oyunbozanlığı N'olur alın beni de aranıza Biraz eksilmem bu defa yalnız çocuk olmak hevesim... Sahi buğdayla toprak arasında ne oldu öyle Ne zaman toprağa baskın gelirdi buğday ne ara söndürdü bir uyudum bir uyandım yo…
…!" Artin fırfıro Kemal'e baktı, "Sana da bey derim ya Kemal bey!" Değirmen taşının altında ezilmek üzere olan buğday tanesi Artin'in cümlesini duysa gülümser "hiç derdim yok" derdi un ufak olmadan önce, gel gör ki buğday tanes…
…ık ki diğer elimizdeki kılıcı almışlar, iş mi şimdi bu, kılıçtan keskin dilimiz var, vergi ödemeye gidiyoruz. Buğday öğütmeye giden kişinin, evimize gelecek olan ekmeğin kaç gram olacağıyla ilgili endişesi olmadığı gibi; bizle…
…larız. Sebze, meyve, çiçek tohumları taşmış torbalarımızdan. Soğan, mısır, kavun, karpuz, sarımsak, ayçiçeği, buğday başta olmak üzere birçok tohum. Hepsi atalık tohumlar. Büyüklerimiz köyde gözleri gibi koruyup çoğaltmışlar o…
…altın boyasını yenileyen bir adam; bir ülkede karnını bile doyuramazken, öteki ülkede nasıl ev sahibi oluyor? Buğday topraktan farklı mı çıkıyor ya da öğütülmesinde mi bir gariplik var ki; Portekiz’de bir adam isyana katılıp f…
…zaman anlarım tüm çirkin ellerin bir ağıtı olduğunu. Güneş yanlış yerden doğunca Ruhumla beraber kaybolurdum buğday tarlalarında. Pervasız ve bir o kadar ruhsuzluk sinsin istedim Göz kapaklarıma. Ağzımda hep aynı düzlükte bir…
Yorganı kafama çektiğimde annem gelir, baş ucuma otururdu. Onun buğday teni, sarı ışığın altında parlarken ben, zar zor nefes aldığım karanlıkta "Biraz daha! Biraz daha!" diyerek zamanı uzatmaya çabalardım. Her defasında "ya b…