Üşenmedim, açtım sözlüğü baktım; sabır kelimesinin anlamı neymiş diye. “Sabır” ya da “dayanç”, zor koşullar altında cesaret ve metanetini yitirmeme duygusuymuş dediğine göre. Millet olarak en iyi başardığımız şey sabır o za…
…adı. Üzelik ateşte kavruluyor, tütsülerden yayılan koku odayı boğuyor, kaynayan fokurdayan buhur nefes almayı zorlaştırıyordu. -İçeriden birisi, memur değil Şevket diyerek çok derin bir nefes aldı hoca, aramice bir cümle tekrarladı üç…
…ğini, iç ses fısıldardı zaten sürekli. Gel gör ki olayları başkasından dinleyip, tembihlenenler için; anlamak zordu çoğunluğun taleplerini. Durumun hassasiyetini, konunun vehametini anlamayınca kolay gelir insana her şey. Art…
…sabahleyin sokaklar kalın halılar döşenmiş gibi oldu ve cenaze alayının geçmesi için çiçekleri küreyip atmak zorunda kaldılar." 'Yüzyıllık Yalnızlık' bir yazarın sahip olabileceği düş gücünün ve duygularını hissettiği biçimde…
…a bitti. Bu haftalar boyunca, içinde kalan ufacık bir parçacık kıvılcımla, her hafta sonu bu uzun yolu aşmaya zorlayıp, her an koyuverecek bir ruh artığıyla bir makine gibi çalışıp durdu. Dinlenme nedir bilmeden. Olağanüstü bir…
…e kolay olmadı bu kimliğe bürünmek ama anne ve babasının ölümünü gören bir çocuk için ise can almaya başlamak zorlu bir süreç değildi. Mahkumun çığlıklarını duymasın diye dilini aldılar ondan, yerine eline yay ve balta verdil…
…n eli değmeyince hiçbir şey düzenli olmuyormuş ve birkaç ilgimi çekmeyen izah daha. Ben suyumu içerken meslek zorluklarından bahsetmeye başlıyor; mazot fiyatlarından, taksi sahibine giden paranın çokluğundan, trafikten, anlayışsız müş…
…. Isabel ne olduğunu anlamaya çalışan Jacob'a bakarak ; ‘Sana bir kez soracağım Jacob, mavi alev nerede?’ Zar zor ayılan Jacob, soru karşısında şaşırmıştı. ‘Sa… na verdim.’ Isabel, tabancanın kurma kolunu çekti. ‘Beşe kadar…
…nzediklerini canlandırabiliyorsunuz. Kitap çok hacimli, büyük ve ağır. Yani dışarı çıkarken yanınızda taşımak zor oluyor, ben baya zorlandım açıkçası ve ilk denemeden sonra pes ettim. 900 kusürluk bir kitaptan da daha azını…
…derliğe oynadığı yerdeyim. “Sokarım böyle işe” demek aklımdan o kadar hızlı geçmiş ki düşünemedim bile. Olmak zorunda olduğum yerde yapmak zorunda olduğum anti-didaktik hareketler… Ayrıca bu zorundalık beni hiç mi hiç rahatsız…