Hipnoz
…amıma. Geceleri sokaklarda yabancılarla dolaşıyor, sabahı, bilmediğim yerlerde selamlıyorum. Parmak uçlarımda yürümüyorum. Hatta gürültü yapıyorum bağırıp şarkılar söyleyerek. Ayaklarımı yere vuruyorum yürürken ve bedenimin ayakta…
13 kullanım · 10 yazı
…amıma. Geceleri sokaklarda yabancılarla dolaşıyor, sabahı, bilmediğim yerlerde selamlıyorum. Parmak uçlarımda yürümüyorum. Hatta gürültü yapıyorum bağırıp şarkılar söyleyerek. Ayaklarımı yere vuruyorum yürürken ve bedenimin ayakta…
…ni uzatmıştı, soru sormayı geçtim konuşamıyordu bile. Eşinin uzatmış olduğu elini tutmakla yetindi, yalnızca. Yürümeye başladılar, orası neresi bilmiyordu, ne önemi vardı ki zaten? Sadece gözlerini eşinin üzerine dikmiş onu izli…
…de şimdi inmiyor. Gözler uykuya düşman. Çocukları uyuyordur bu saatte. Aylar oldu yüzlerini görmeyeli. Mavişi yürümeye başlamış. Paytak paytak. Nasıl tatlanmıştır kim bilir? Sütte bırakmıştı sabiyi. Günlerce sızım sızım sızlamış…
…bırakılan bir adam kapıdan kovulmuştu. Adam, sarhoştu. Ardından kapanan kapıya küfürler edip, dönüp arkasını yürüyüp gitmişti. Hava ayazdı. Adam, titreyerek atıyordu adımlarını. Dudakları hilal şeklini aldı. Gülümsüyordu. Uzun…
…Ah şu fingirdek Ceyda yok mu? Metin’i gördüğü anda ağzını büzerek konuşması, kalçalarını daha bir sallayarak yürümesi yok mu? Oysa müdür ayda bir de olsa Ceyda’yla bir gece yatabilmek için neredeyse maaşının yarısını Ceyda Bank…
…r işitmenin korkusuyla, sokak lambalarının aydınlattığı yollardan kırmızı topuklu ayakkabılarıyla ürkek ürkek yürüyen kızları izledi. Bakmaması gerekiyordu. Hayır! Gözlerini ayıramadı ayaklarından. Yalnızlığının vazgeçilmez dos…
…ğunu salladı, ardından gelip ayaklarına sürtündü. Sen ölmedin, diyordu sanki. Buz kesmiş vücuduna sıcacık kan yürüdüğünü hisseti. Şimdiye kadar hiçbir ölünün yapamadığını yaptı, köpeğin başını okşadı. Her şeye rağmen yaşıyordu. Bi…
…n onaylanıp onaylanmayacağını merak bile etmedi. O anda şiddetli bir acı duydu. Dönüp kalçasına baktı. Tekrar yürüdü. Bu kez hızlı adımlarla. Şirket kapısından çıktığında hâlâ kalçasındaki acıyı hissediyordu.
…ir çocuktu oradaki. Başında hasırımsı bir şapka, dağınık saçlar, epey uzun boylu. Rastgele çavdarların içinde yürüyordu, köpeğine top atıyordu arada bir. Hiç hareket etmeden durdum, o kadar keyifliydi ki. Kim bilir kaç kez top ça…
…düşündüm. Göremedim. O sırada caddeden geçmekte olanları seyre daldım. Çok sürmedi… Biraz ileriden bana doğru yürüyen ev sahibini, melon şapkası ve çarpık yürüyüşüyle hemencecik tanıyıvermiştim. Yaklaşık üç-dört geniş adım sonu…