…i, abla, evlat, öğrenci, memur, ev sahibi, dayı, amca, teyze, hala, bankacı, işçi, öğretmen, kiracı, umutsuz, yorgun, tükenmiş, geç kalmış, çaresiz olduklarını unuturlardı. Hepsi dosttu içeride, yarendi, yaşamaktan umutluydu;…
…azdıkça su geliyor ve çıkan toprak yukarı doğru gidiyordu. Kaç yıldır suyun dibinde orayı kazdığını bilemedi, yorgundu artık. En sonunda küçük bir alana su tesir etmiyordu. Su birikmeyen alanı iyice büyüttü ve kendini oluşturduğ…
…ala koşuyormuşçasına Tüm ihtimaller arasında bir kutu evdeyim şimdi Güneş benden uzak Ayaklarım hissiz Kalbim yorgun. İçimden, yokuşu olmayan ve denize çıkmayan bu mahallede Sokağa çıkıp koşmak geçiyor Sonra vazgeçiyorum İnsan…
…ça su geliyor ve çıkan toprak yukarı doğru gidiyordu. Kaç yıldır suyun dibinde olup orayı kazdığını bilemedi, yorgundu artık. En sonunda küçük bir alana su tesir etmiyordu. Su birikmeyen alanı iyice büyüttü ve kendini oluşturduğ…
…nından ilerleyip küçük tepeyi aştığımızda önümde uzanan uçsuz bucaksız yeşilliği seyretmiştim bir süre. Hasan yorulmuştu ama durmak istemiyordu. Manzaraya alışık olduğundan benim hayranlığımı görmezden geliyordu. Ne kadar yol yürü…
telefonum titriyor nicedir çalmaz tir tir titrer bilmem ne bankasından yorulmuş kibarlığıyla bir kadın adımı telaffuz ediyor belli ki durumlar lacivert önce bir peşrev doğum tarihi: gün, ay, yıl ardından bir el ense baba adı? kı…
“Derin bir soluk alıp kalbimin eski böbürlenişine kulak verdim. Va-rım, Va-rım, Va-rım.” Kelimelerin ağırlığını kalbinde hissetmeden yazamadığından olsa gerek, Sırça Fanus'un her bir sayfası Sylvia Plath'in iç dünyasını
…gene de. Yeni bir kelime, yeni bir kelime, diye söyleniyordum da bir yandan. Son sayfaya gelince duraksadım, yorulmuştum. Gücümün son damlasını o sayfayı çevirip okumaya harcamayacaktım. Hiç okumadan koparıp atacaktım bu sayfayı.…
…bol bol İstanbul’un eşsiz güzelliklerini yudumladık. Tarihi soluduk. Galata Köprüsü’nün altında Boğaz’a karşı yorgunluğumuzu attık. Günü Tarihi Yarımada’da sonlandıracağız. İstanbul’un derinliklerine dalmaya var mısınız?” Grup coşkuyl…
…oluşacağını herkes bilmektedir. Gözden kaçan şey, genellikle bu etüt içerisinde bulunan elemanları “insanca” yorumlama kabiliyetinin bizlere dikte edilmesidir. Örneğin; zehirli bitkilerin zararlı olduğunu düşünerek onları yok et…