…bu unutulmuş coğrafyada tüm dağları, tepeleri, gökyüzüne uzanan ağaçları ezberlemek istiyordu. Bir süre sonra yorulup olduğu yere çöküverdi. Dakikalardır tuttuğu gözyaşları istemsizce iniyordu yanaklarından aşağı. Oysa hıçkıra…
Amerikalı yazar J.D. Salinger tarafından kaleme alınmış bir roman olan "Çavdar Tarlasında Çocuklar", yayınlandığı 1951 yılında büyük bir yankı uyandırmış ve Amerikan Edebiyatı’nın klasikleri arasında önemli bir yere sahi
…müthiş önemli bir sıkıntıymış gibi incelemeye başlar. Fakat işler bununla bitmeyecektir. Karısının basit bir yorumuyla başlayan bu sorgulama, Moscarda’yı alıp bambaşka yerlere – benliğinden, kendisinden ötelere götürmeye başlar.…
…p hemen bindi aracına kır saçlı şoför. Adam tam kapıyı açtığı sırada yağmur yağmaya başlamıştı. Bunu iyiye mi yormalıydı adam, bilemedi. Belli ki gürül gürül inen şu yağmura onun basit şemsiyesi dayanmazdı. “Asmalı Pasajı'na.” ded…
…a Tek tek toplanıyor cennette ölmüş anneler localarda ilahi müzik ziyafetler şimdi yalnız onlara, ikramlar ve yorgun ayaklarına yastık olmuş bulutlar hakları helâl evlatlarına, öyle cömertçesine akılları rahat etmiş nihayet -k…
…bir sesi vardı mesela. Harika fotoğraflar çekerdi. Kar kış demeden hafta sonları en az bir saat koşardı. Çok yorgun hissettiği dönemlerde bile sporunu aksattığı olmazdı. Sayılı arkadaşı vardı ve birlikte ağızları acıyıncaya k…
…m tabakları Kırmızı kareli masa örtümü Vazodaki solmuş çiçekleri Sen çıkmazsan diye bakmadığım falları Kötüye yormadığım kâbuslarımı İçi su dolu şampuan şişemi Bağcıkları eskiyen kahverengi botlarımı Gittikçe sola yatan el yazımı…
…kları kesilmiş, otobüs camları yıkanmış, yolcular çay ve çorbadan mutlu, muavinler dinlenmiş, uyumaya çekilen yorgun şoförlerin yerine yenisi geçmişti. “Benim adım da Derya,” dedi. “Memnun oldum tanıştığımıza. Bakarsın görüşür…
…yle görünce tekrar kalp krizi geçiyorsunuz sandık. Doktor kalp spazmı deyince biraz rahatladık. Uzun yol sizi yordu herhâlde, dikkatli olmanız lazım,” derken kayınvalidesi başını sallayarak onayladı. “Geçmiş olsun dünür,” ded…
“Şiirler benim olsun, öyküler ve romanlar senin.” dedi adam. Kadının suskunluğunu "evet"e yordu. Duvarı enine boyuna kaplayan kitaplığın önündeydiler şimdi. Bir adam ve bir kadın… Yüzleri kitaplara dönük gözleriyle seçiyorlar…