Karanlıkta Oyun
…ki’nin mizah ve duygu yüklü yarışması, izleyen herkesi yarışmaya katılan karakterler ile iç dünyalarına doğru yolculuğa çıkarıyor. Tırabzanların hemen yanında yaşayan ve ölmeyi yaşamaktan daha kolay olduğu için seçmeyen iki arkad…
1 kullanım · 1 yazı
…ki’nin mizah ve duygu yüklü yarışması, izleyen herkesi yarışmaya katılan karakterler ile iç dünyalarına doğru yolculuğa çıkarıyor. Tırabzanların hemen yanında yaşayan ve ölmeyi yaşamaktan daha kolay olduğu için seçmeyen iki arkad…
…anın Neler yaşayacağı belirsiz Tam ortasında yaşadıkları Ne geçmişi anı ne geleceği hayal Tam zamanında aşkın Yoksun, eksik ve çaresiz Tam ortasında hayatın Yarısı umut yarısı hüzün şimdi
…r hep böyle gecelerde, içimi, Tenhasındadır umutlar sonu olmayan kalabalıkların. Nicesi Anka kuşudur, yalnız, yorgun, çaresiz… Nicesi kaybetmek zamanıdır, Kalabalıklar sessiz. Bir çocuğun vurulmuşluğu mudur acı olan, düzende ?…
…ardan Bulutlu bir gökyüzü sunarken avuçlarına Seraba dalmış gölge gibiydim Ve sen ey adanmışlığa inat yürüyen yolcu! Ve sen ey kalbime kök salmış dal-budak Yok mu incinen bir tarafı yapraklarının? Kolay değil dik durmak sonsu…
…sayısı Birlikte sevdim ağacın dalını budağını Gölgesinden biçtim çocukların üstüne Al yeşil pazen elbise İşte yollar Benden ayrı giden yollar Bostan korkuluğu giysilerimi Giydirdim t cetveline Yazı yabana serdim nakışlı kilimi…
…e zamanı gelmişse 'dur' demenin, zaman geçmişse 'dön' demenin ve aşk bitmişse 'yeniden' demenin hiçbir anlamı yoktur." Gabriel Garcia Marquez, 6 Mart 1927 Tarihinde Kolombiya'nın Magdalena Eyaletine bağlı küçük bir kasaba olan…
…olmayacak diye korkarız. Korkunun bize kaybettirdiğini görmeyiz belki de görmeyi istemeyiz. Korkuyu yenmenin yolu onu görebilmektir ve sonra ise yenebilmek. Bu günümüzü değiştirirsek, gelecek bize yeni koşmaya başlayan bir…
…"Bizi kamyona doldurdular, Tüfekli iki erin nezaretinde, Sonra o iki erle yük vagonuna doldurdular, Günlerce yolculuktan sonra bir köye attılar, Tarih öncesi köpekler havlıyordu." Haydarpaşa Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara…
Hüzünlü kadın ellerinin arasından geçiyorum, yok bir dokunan yok bir dur diyen. Gidemeyişler toplamı bu kalmak. Bu öyle bir kalmak ki acıdan hareketsiz, acıdan nefessiz kalmak. Durmadan aynı kelimeleri ardı ardına sıralayıp…
dağlar alır kokumuzu yosun gözlü kızların parmak uçlarında çıktım yola kuytusuz çöllerden geçtim kum döküyor elim yüzüm şimdi ivecen yanımı sürükledim bunca sene kurumuş yaban otlarını topladım alazım kendime yetiyor mevsimi…