Güliz
…m on dokuzumdu. Kanlı gözleriyle bana bakarken elinde zehirli bir mantar tutuyordu. Tek tük çıkan bir sesle, "Yeme onu, lütfen." diyebildim küçük bir kız çocuğunun sesini taklit ediyormuşum gibi çıkan sesimle. Önce benim gib…
14 kullanım · 13 yazı
…m on dokuzumdu. Kanlı gözleriyle bana bakarken elinde zehirli bir mantar tutuyordu. Tek tük çıkan bir sesle, "Yeme onu, lütfen." diyebildim küçük bir kız çocuğunun sesini taklit ediyormuşum gibi çıkan sesimle. Önce benim gib…
…Zaten gayri ihtiyari yaptığı tüm değişiklikler onunla ortak paydalarının çoğunluğundan kaynaklanmamış mıydı? Yemek pişirmesi gerekiyordu; ama evde pırasadan başka malzeme yoktu. Yapacağı alışverişi bir saat öteleyerek deniz…
…o serin, ürperten çiyi Alnımda donuvermişti, O çiyler belki bu hüzünlerimin Gözyaşlarımın işaretiydi. Ettiğin yeminler bir bir bozuldu Gölge düştü güvenilirliğine; Paylaştığım yalnızca acı oldu Senin adını işittiğimde… Gizlice b…
…bir şiir manasında bir haykırışın özgürlüğünü tanımlarcasına çoğalarak bir çölün sonsuzluğunda el basar gibi yemin ederek/kırgın kırgın Şimdi desem ki buralar mevsim sarısıdır bir çocuğun doğumu lal olur eski hikayelerin fıs…
…r hayat gösteriyor. Kızımın üşümediği, karımın ağlamadığı, ekmeği fakirlikten değil de sağlıklı olmadığı için yemediğimiz bir hayatı gösteriyor. Daha pek çok yere götürüyor beni sırtına alıp. Bazen üzgün oluyor, beni de ağlatmak is…
Unutmuştum… Tıpkı gittiğinden beri yemediğim çikolataların tadı gibi unutmuştum, güzele dair ne var ise seni kaybettiğim günden beri. Sen beni bırakalı tam tamına yedi ay iki yüz on dört gün olmuştu. Dolapları yerleştiriyordum ve…
…arımcısı olmaya karar vermiş 17 yaşındaki Lola Nolan -ki kendisi asla aynı kıyafeti ikinci kere giymeyeceğine yemin ediyor- mahallesinden iki sene önce taşınan ve kalbini kıran Cricket'ın aşk acısından- ve kardeşinin gıcık ta…
…aptallar.’’ diye mırıldandı, Bay Stefan. Dönmekten midesi bulanmıştı, uzun bir süre düşünmekten hiçbir şey de yememişti Bay Stefan. ‘’İlaçlarımı da almadım, her neyse, bunun önemi yok. Büyük bir insan olunca neler yapacağımı düşü…
…r? Söyleyecek bir şeyimiz mi yok, yoksa söyleyecek şeylerimizi mi ifade edemiyoruz? "Sevgili Canısı, Dün öğle yemeğinde öylesine hararetli konuşuyordun ki, çiğnemekte olduğun tavuk parçacıklarının benim tabağıma düşüşüne ağır çek…
…hiçbir zaman sevmemişti. Ama bahçe duvarında bu harflerin yazılmasına da hiçbir anlam verememişti. Bir şeyler yemek için mutfağa girdi. Bir bardak ılık süt alarak sandalyesine oturdu. Tam içecekken bardağın kulpunda küçük bir…