…geriye kalan birkaç kişinin inisiyatifine terk etmişlerdir. Pek tabii neticede sinema da pek çok görsel dışa vurum gibi insan deneyimlerinin bir suretidir... Türk Sineması, ilk gösterimin sarayda, bir taklitçi ve hokkabaz ol…
…ayelerin fısıltılarında yüzüne düşer tarihin utançlığı kendi türküsünün mırıldanışına kement ve boynuna tasma vurarak yine vazgeçer mi yüreğinde iz bırakılmış prangalardan bu kadar patikalarına kızgın alevler serilmişken susuz/…
Günün korkusu neden bu saatte vurdu tüylerime? Neden sıcak yatağımdan erkenden kopup Köşeye sindim? Ucuz tütünden sıkılmadı mı ciğerlerim? Neden ardı arkası kesilmeden sürekli sarar ve içerim? Benim için kirletilmişe benziyor…
Bir sokak tanrısı gözlerin, Sebebi bir umut Yaradılışın, hayallerim Her zerresi senden hoşnut. Al beni, vur en bilinmedik yerlere Söyle, hiç duyulmamış sözlerini. Kıs yüreğimdeki müziği Sadece sen konuş, en güzel melodimle.…
…li atlar gibi koşuyorum dört nala. zikretmiyorum bu sefer aklımdan geçenleri lakin uçmuyor uçurtmalar. herkes vurmakta birbirini biri, birini sevse veyahut aşık olsa bir zaman diliminde kahrolması o kadar meşru idi eski Türk fil…
Garip yaşıyorum. Uzun soluklu yolculuklarım var, Bir türlü varamadığım. Sert düşüşlerim var, Henüz dibe vurmadığım. Pek meziyetlerim var, Asla başaramadığım. Komada bir ruhum var, Bedenine kendini anlatamayan. Durmak isteyen bir k…
…kültüründe fenomen halini alacak olan McCarthycilik ya da cadı avı olarak adlandırılan döneme adeta damgasını vurmuştur. McCarthycilik, 1950 yılında Senatörün yapmış olduğu bir konuşmada Amerika’da komünist emellere hizmet ettiği…
…manı tüten bir yudum çaydı. Onu sevmek, güzel şeydi vesselam. Çünkü onun sevgisi, gökyüzüydü. Güne pencereden vuran güneşin ardından onun sesiyle uyanmak ısıtırdı yüreği. Merak edişlerini naza çekip biraz da muziplik yapmaktı…
…bakmadan odanın diğer ucuna doğru yürümek istiyorum, sanki o kaçınılmaz buluşmayı erteledikçe şişeden yüzüme vuran koku senin değil de sana çok benzeyen, sokaktan geçen herhangi bir kadına ait olacak. Yapamıyorum. Dört duvar…
…olmayacak kadar saf ve temiz Yaşamı yol bilmeden yollara atılmış bir gurbetçi Gönlünüz söz dinlemeyecek kadar vurgun Siz bayan, Gözlerininiz adeta hapis Kirpikleriniz parmaklık Ve göz göze gelindiğinde İdama sürükleyen bir sav…