…a yerine. Acıyı hissetmemek için kafasını duvara vurmaya başladı. Hıdır, Nuri'yi dördüncü kez kafasını duvara vurduktan sonra durdurabildi. Laf söz kâr etmeyince sardı kollarını, sıkıca kucakladığı gibi aldı duvarın önünden götür…
…az olmuş parmaklarını diğer eliyle tek tek çözerek açtı, yere düştü ahize. Kalktı aniden, gidip başını duvara vurdu, bir daha vurdu, sonra bir daha, düşüncelerini öldürmeye çalışıyordu sanki ama ne çare, düşünce dile düştü, f…
…epsi de kafasını tutuyordu elleriyle, kimisi saçlarını yoluyordu farkına bile varmadan, koşup başını ağaçlara vuranlar göze çarpıyordu, sonra tekrar ayağa kalkarak koşmaya devam ediyorlardı. Tanrım noldu bu insanlara? Yaşana…
…En arkadaki masalardan birine oturup hafiften rakısını yudumlamaya koyuldu. Ama öyle bir illetti ki bu, kilit vurulmuş onca dili açmış, kurulmamış tek cümle edilmemiş bir söz dahi bırakmamıştı. Ekrem’e de öyle olacaktı. Beşinci…
…ç vaktinde evine gelen Arsen'i, bahçe kapısının ardında bekleyip ense köküne fırıcı odunuyla okkalı bir vuruş vurmuş. Darbenin tesiri ile bayılan Arsen'in ağzına sığası bir taş tıkayıp ellerini ardından bağlayarak bir patates…
…ım; Aynalı nın sesini duyan herkes ağladı. Sesi sarp kayaları parçaladı hani elleri olsa dağların göğüslerine vururlardı. Dokuzdolanbacın kavakları kırılacaklarını bile bile eğildiler saygı ile. Hediye'nin kınasından sonra Maham F…
…Bir anda gözlerini açtı, nefes nefeseydi. Camın önündeki döşemede uzanmış yatıyordu. Güneş tam tepede üzerine vuruyordu ama yine de üşüdüğünü hissetti. Ne zamandır orada yattığını anlamadı, kesin hasta olacaktı. Yavaşça ayağa kal…
…Bir anda gözlerini açtı, nefes nefeseydi. Camın önündeki döşemede uzanmış yatıyordu. Güneş tam tepede üzerine vuruyordu ama yine de üşüdüğünü hissetti. Ne zamandır orada yattığını anlamadı, kesin hasta olacaktı. Yavaşça ayağa kal…
…arkasından gitmeye kalkıştı fakat diğeri onu kolundan yakaladı. O da arkasından koşup poşeti adamın kafasına vurmak istedi ama evdeki çocukları aklına gelince vazgeçti. Ve aynı vazgeçişi yanındaki arkadaşına da geçirdi. Bir s…
…Çünkü babamın dediği gibi burası sessizliğin ülkesiydi. Elindeki uzun sopayla ateşi karıştırdı babam. Yüzüne vuran kızıllık onu demir gibi keskin, güçlü, bükülmez gösteriyordu. Ne düşündüğünü anlayamıyordum, ateşin kızıllığı…