Acer Kâinattan
…i buğdayla toprak arasında ne oldu öyle Ne zaman toprağa baskın gelirdi buğday ne ara söndürdü bir uyudum bir uyandım yoktu kolumun siğilleri. Ninemin duası mıydı söndüren yoksa çocukluğumun inancı mı? Anlamaya çalışıyorum işte…
25 kullanım · 21 yazı
…i buğdayla toprak arasında ne oldu öyle Ne zaman toprağa baskın gelirdi buğday ne ara söndürdü bir uyudum bir uyandım yoktu kolumun siğilleri. Ninemin duası mıydı söndüren yoksa çocukluğumun inancı mı? Anlamaya çalışıyorum işte…
…Sahi ne güzel benim dedem. Çıkıyoruz merdivenlerden ağır aksak. Aklımda zeytin çekirdeklerim. O günden sonra uyandığımda önce balkona koşup, aşağıya bakıyorum. Geliyorum deyip, elimde bir bidon suyla yanlarına iniyorum. Su verip,…
…ilim Tulumbacı, o işe nizamiye mahkemesinin hakimleri bakacak. Sonra çevresindeki zaptiyelere dönüp, - Tabibi uyandırın. Gelip yaralarına baksın. Şayet zaruri görürse Valide Sultan Darüşşifasına götürür ne lüzum ediyorsa ifa eder…
…ağlamaya başladı; düştü, bayıldı. Ben de "fırsat bu fırsat" deyip kulağına ezan okudum, maksat imana gelsin. Uyandı, bir efendilik yerleşti hamuruna, ”bundan böyle gezegenini adil yönetip cumaları kaçırmayacaksın” dedim. “Gid…
…na isabet eden kurşundan hemen önce, tam olarak bunları anlattı…” dedi Görkem. Arkadaşı bu konuşmayı pek ilgi uyandırıcı bulmadığı için elindeki cep telefonuyla ilgilenmeye devam ediyordu. Görkem masanın ucuna kadar çekmiş olduğu…
…maya çalışıyordu; gün yavaş yavaş sonlanırken ateşli, coşkun güneş bütün ihtişamıyla güne gözlerini hayranlık uyandıran bir bakışla kapatıyordu. ‘’Güneş Batarken Bile Büyük’tü.’’ PRÖMİYER: 14 EKİM 2014 İSTANBUL DEVLET TİYATROSU C…
…z yine…” dedi uykulu bakışlarla. Harbiye tarafına doğru yürüyüp bir taksiye bindik ve eve geçtik. Saat 6 gibi uyandığımda Mehtap hala uyuyordu. Birkaç kahvaltılık atıştırdıktan sonra pasaja geçip dükkana uğradım. Dükkanda çalışan a…
…ım. Dövüşelim, öpüşelim, tartışalım, övgüler yayalım, doyalım, doyuralım, doğuralım, paylaşalım vb. Yeni güne uyandığımızda, sahnede daha çok kapı görmeye başladıysak da, bunun suçluları bizleriz. Suçluları onlar! Ne yazık ki, onlara…
…Kasım 1940, Paris Kırk beş metrekarelik evin içine çamurlu postalları ile dalan sekiz askerin ayak seslerine uyandı Jacob. Üzerine doğrultulmuş Maschinenpistole 40’ların barut kokularını duyabiliyordu. Dokuzuncu asker bir ss…
Ne uyudum ne uyandım sevgilim koyu, ıslak bir sis çökmüştü şehre hani göz gözü görmez irkilirsin üşüme tutar birdenbire, öyle Ne ağladım ne sızladım sevgilim katılaşmış kurumuştu yüreğim altı harf adın kazılı kalbimde dokunup o…