…e demirler dövülür Sarhoş üzümler serilir çöplere Atlayıp gidelim tütün kâğıtlı aygırlara Atlayalım ağzımızda uçurum sigara Önümüzden çekilsin bakır yüzlü açmazlar Babalar, oğullar, omuzlar Dağlar dağları yumruklar Atlayalım,…
…an bu konuları düşünmüştür? Bilmiyorum. Ama ihtimali var; ne de olsa beynimiz bizi hayatta tutmaya programlı. Uçurumdan kendimizi aşağı atsak hâlâ nasıl yukarı çıkacağımızı düşünürüz, elimizde değil. Kes şu lafları! Onu görmek is…
…rada bir yerde güneş var Eğer geceyse şimdi Doğar birazdan Aydınlatır gerçeklerin üstünü Yol gösterir yolcuya Uçurumlardan haberdar eder Güneşe mahkûm gözlerimizi Şimdi gördüğünü sandıkların Yalandan ibaret Çıkar o gözlükleri bayım…
…aklara dalıp dalıp giderken O derin bakışın ta kendisi Ve bir çocukla konuşurken Ağzından dökülen her kelimen Uçurumun kenarına her vardığında Tutunduğun daldım Çiçek açardı umutların ben gülünce Ve sen Hep çok severdin Yüreğin…
"Dağlar düze nasıl iner? O mor damladan kıvrımları, çalı dikeni yırtmaçları ve uzaktan çizgiye çekmiş derin uçurumları soruyorum. Hepsi nasıl dümdüz olur da önümüzde su gibi uzanır?" -AHMET BÜKE Olabildiğince uzayan toprak bir yol…
Bak bugün en ince yerinden kopuyorum Sana doğru bir uçuruma yuvarlanır gibi Bütün kollarınla beni sarmış diyecek kadar Şimdi gölgen açılmış bir uykudur, tenimde Ben içimde susuz filizlenen keder ile yaşarken Olsun diyorum sonra…
…ercinler uçur tuvalinden avuçlarıma, çaresi yok tam da burası eksik bir cümle, kansız bir ihtilal şarkısı bir uçurumluk ağrı mı olur, inzivaya çekilmiş dikişsiz bir yara mı? bilmiyorum, çirkinim ve jargonum bir hayli bozuk oysa g…
…tür. Restorasyonu için çalışmalar yapılmaktadır. Kentte tek ayakta kalan manastır ise Rahibeler Manastırıdır. Uçurum tarafında bulunduğu için ulaşımı çok güçtür. Ani kentinin kazılarında M.Ö. 900’lü yıllarda Urartulardan kalan…
…nları yaşat.’ Yeryüzünden çokça ağaç, bitki türleriyle harmanlı ormanın bitiminde, Ülda’ya boşalan çağlayanın uçurumundan ürkekçe bakıyordu. Benice duraksadığında ardında birini hissetti. Döndüğünde Sentel’i fark etti. Sentel dibin…
…, nasıl da severdiniz halbuki onu. İçimi şöyle anlattım meydanda toplanmış telaşlı kalabalığa; o bir tanrısal uçurum, sesin bükülmediği taştan bir oyuk. Gürültüsünü duydular sonra, birbirine çarpan duvarlarımın. İçimden doğup…