Yakışıklı
…kıllardan çıkmıştı. Hep birlikte, kafede satmakta oldukları bir içeceğin reklam posterlerini camekânlara asma telaşına düşmüşlerdi. Ürünün reklam yüzü olan güzel aktris karşısında büyülenen erkekler, posterlerden birer tane de k…
30 kullanım · 20 yazı
…kıllardan çıkmıştı. Hep birlikte, kafede satmakta oldukları bir içeceğin reklam posterlerini camekânlara asma telaşına düşmüşlerdi. Ürünün reklam yüzü olan güzel aktris karşısında büyülenen erkekler, posterlerden birer tane de k…
…iz, dertlendiğimiz, çocuklarımızı ayağımızda sallarken hayaller kurduğumuz, mantı büküp sarma sardığımız, ilk telefonu bağlattığımız, önce siyah beyaz olan ve sonrasında renklenen televizyonun önünde çekirdek çitlediğimiz, ağlad…
…devre dışı bırakmış olmalıydı. Kulaklarım hiçbir şey duymamış, gözlerim hiçbir şey görmemişti. Yaşanılanlar, telafisi mümkün olmayan kayıp iki saatti kalan ömrümden. Başkaları için değersiz görünen iki saat, benim için ne kadar…
…Oğlum, kanalı değiştirsene.” diyene kadar göz göze gelmiyoruz onunla. “Neresini açayım baba?” diye sormam onu telaşlandırır, sormuyorum o yüzden. Teker teker kanalları gezmem, o “Dur! Burası kalsın.” dediği zaman durmam lazım, biliyo…
…i hastanenize gittim, o hastanenizin başhekimi kim?” diye sordum. İsmini söylediler ve teşekkür edip kapattım telefonu. Nazik bir hastaydım sonuçta. Söyledikleri isim, kaşedeki bilgiler ve reçetedeki imzayla uyuşuyordu. Ama emin…
Yokuşlar tırmanıyorum, Telaşımda buruk sevinçler var Eksik de olsa bir özgürlük yoluydu yürüdüğümüz Yalnız değildim, binlerce coşku seli İki uçlu gerilim, çok uluslu devletler kadar Bu kaçıncı sunuluş, tepsilerde küresel hissedar…
…, mahallesi, okulu… Türkiye sınırına yakındı yaşadıkları şehir. Birkaç kez babası ile Türkiye’ye gelmişlerdi. Televizyonlarda gördüğü masmavi denizi, denizin üstünde yüzen gemileri bu kadar yakından gördüğünde çok şaşırmıştı. Kum deniz…
…gazeteyi birkaç defa. “Bugün mücver mi yapsan?” diye sordum ve istifimi bozmadan satırların arasına gömüldüm. Tel süpürgenin mermere hızla sürtmesinden çıkan sese rağmen, Bahar’ın mırıltılarını işitebiliyordum. “Ne söyleniy…
…an, gel benim odaya bir can ver, diyerek sıcak karşıladım onu. Gülümsedi, genç adam. - Mesele ne abi, dedi. - Telefonda söylemiştim, odamdaki lambanın duyu değişecek, dedim. Hafif alaylı gülümsedi. “Şunca basit bir şeyi bile yapa…
…sinden gelemiyorum. Evdeki her şeyi, yatağımı bile yadırgıyorum ve geceleri uyuyamıyorum. Yatağın içi dikenli tellerle dolu adeta; hareket ettikçe etime batıyor, ne yana dönsem canımı yakıyor. Çoğu zaman eşyalar üzerime üzerime…