…rılar birbirine karışmış, günler ve geceler birbirini kovalamış. Bazı şahıslar da var ki bu defterde isimleri sonsuzluğa taşınmış, bazıları öylece kalmış, bazılarının üstü karalanmış… Şehirler geçmiş, şehirlerden geçilmiş. Farklı…
…erdiği sözler dün gibi aklındaydı; taparcasına sevdiği eşine verilen sözler... Ama yoktu artık burada, hem de sonsuza kadar. Bu acı içini o kadar çok acıtıyordu ki ipin boynunu sıkmaya başladığını fark etmedi bile. Uzun süre fo…
…yım. Aksi hâlde bu sert kayalıklar, bu soğuk iklim ve ölüm kokusu her yandan beni çepeçevre sarar ve nefesimi sonsuza kadar gökyüzüne karıştırır. Ucu bucağı olmayan korkunç dağların sardığı ve gökyüzünün her yerden göründüğü bi…
…a Onların bende bıraktığı bakışlarda Mesele Zamansız yağan yağmurlarda Uykularımda Toprağın kokusunda ve onun sonsuzluğunda Mesele Yokluğunda Asırlardır bunu yaşamamda Anlatılacak gibi olmamasında Mesele Benim ben olmamla Sensiz olma…
…gözükmüyordu. Deniz üsteledi: ‘’Çok kutsal bir iş yapıyorsunuz be abi. Gerçekten sizin gibi emekçilere saygım sonsuz, insanlar kaymakamların, valilerin önünde önünü ilikliyor ama asıl önünde saygıyla titreyeceğin insanlar sizi…
…uyor. Allah rahmet eylesin, bana güzel anılarla birlikte bu sıcaklığı da bıraktı. İşte şu, gözlerimi dolduran sonsuz manzara bana babamı hatırlatmıyor değil. Gerçi her yerde görüyorum rahmetliyi. Oturup izliyorum sadece, belki…
…ar atıyorlar, koşuyorum bir çocuk sevinciyle, ardından en güzel kitabı ben almalıyım diye ayağım takılıyor ve sonsuzluğa doğru düşüyorum. Çocukluğumdan bu yaşıma, bu yaşımdan mezarıma kadar düşüyorum. Gezindiğim tüm bozkırlara sev…
…rup bekler. On gün, on gecenin ardından gererek kanatlarını engin gökyüzüne kavuşur. Yaşadığı bir gün boyunca sonsuz maviliklerde süzülür, durur..."
…ne sandın kendini bey adam, hanım kızım? Sen de bu galaksinin tardigratısın, bu galaksi de adını koyamadığım sonsuzlukların. Bazen hiçbir anlam ifade etmiyor suskunluklar, bazen bir roman olur yalnız kalışlar. Dört elim olsa dördüyle…
…ir çeşme akardı dudaklarından Selver Şirin bir kasaba karışırdı alnının tam üstüne Bazen asi bir çocuk, bazen sonsuz bir keder Yitik bir çöl karanlığı gibi geçerdim yanından Kim bilir hangi tatlı hayallere dalardın Selver Seni…