Geçmemiş
…üm, ne torun tombalak. “Sizin çocuğunuz olamaz” dedi doktor. Fahriye’den kaynaklanıyormuş. Sonra zaten pek de sokulmadım yamacına. Gece oldu mu hep başım ağrırdı ya da sabaha karşı gelir yatar zıbarırdım. Zindan ettik ömrü birb…
1 kullanım · 1 yazı
…üm, ne torun tombalak. “Sizin çocuğunuz olamaz” dedi doktor. Fahriye’den kaynaklanıyormuş. Sonra zaten pek de sokulmadım yamacına. Gece oldu mu hep başım ağrırdı ya da sabaha karşı gelir yatar zıbarırdım. Zindan ettik ömrü birb…
…emişsin de sanki kırmızı ruhuna dolanmış, kalbine dokunmuş ve içinin odalarına dolmuş. Pencerenden bir Ankara sokulmuş, "Ürkek bir adama ne kadar da çok benziyor Ankara, sevdiği kadın için yağmurlarını bile dindiremiyor" dediğin…
…aki nota kısmetine ama en az fesleğenler kadar güzel kokacaktır renkli gözlü kızlar hep güzel kokarlar tanış, sokul, utanma kötü yazmadıysan bir şey olmaz adı ne olsun? ağzındaki metalik tadı siliver yahu çilekleri nereye yaz…
…rengini Mavinin derinliğini Kül rengi efkâr nasıl da karışırmış bir sigara dumanına Rengârenk bahar nasıl da sokulurmuş bir bebeğin yanağına Maviler umut olurmuş Bir katre ne ise umman da oymuş…
…ımıza yaklaşmak istiyorlar fakat rüzgâr ve yağmur buna engel oluyordu. Çaresiz bekleyecektik. Kâh birbirimize sokularak kâh mezarları çevreleyen demirlere tutunarak savrulmamak için elimizden geleni yapıyorduk. Rüzgârın etkisi ha…
…karşı başım eğik gel dedin, varamadım ah! ah! ah! kendimi yanına bir atsam bir atsam, bir atsam... kıvrılsam, sokulsam dizlerine yatsam özledim kokunu, duysam, solusam bir oh desem, bir oh desem
…ırken: ‘Çocukluk, bu âlemin çirkin yüzünü görene kadardır. Pamuk şeker gibidir o zamanlar. Hele hele kucağına sokulacağın anneciğin hayattaysa.’ Derin bir soluk alıyor geceden. ‘Sonra büyürsün.’ İçinde ‘çocukluk’ sözü geçtiğinden b…
…dından çıkıp Saçlarını boyayacaktı çocuğun.Rüzgârlar sesleri alıp götüreceklerdi.Bir yavru kırlangıç daha bir sokulacaktı annesine.Birden,Bir cırcır böceği ötecekti,Kurumuş çalılıkların arasından. Birkaç sıska koyununun peşi sıra S…
…kadını.” “Sonrasını tahmin etmek zor değil. Sabah erken saatlerde kadınlar aynı araçla geri getirilip binaya sokuluyorlar. Dilenci de tası tarağı toplayıp gidiyor. Fakat uzağa değil, her sabah dilendiği yere.” “Başkomiserim siz zat…
Güz, aralık kapıların ardından sokulup salonumuzun ortasına kurulalı çok olmadı henüz. Yapraklar tutunduğu dallara veda edeli birkaç zaman geçti, hepsi bu. Mevsim geçişinin tatlı telaşında kaybolurken, yaşanamamış bir yazın hüz…