Yolda Kalmış Abdal
Şimdi desem ki buralar mevsim sarısıdır alır başını gider bir nilüfer bakışı/kendini taşıyarak kağnılar sırtında ürkek ürkek elleri buruşuk gözlerinde bir abdalın sürgünlüğü içine kilitlenmiş bir kent duruşuna benzer gibi/öyle h…
1 kullanım · 1 yazı
Şimdi desem ki buralar mevsim sarısıdır alır başını gider bir nilüfer bakışı/kendini taşıyarak kağnılar sırtında ürkek ürkek elleri buruşuk gözlerinde bir abdalın sürgünlüğü içine kilitlenmiş bir kent duruşuna benzer gibi/öyle h…
…akıp güldüğünü ya da eşeğine binmeye kıyamayan amcayı anlat. Seksen yıl yürümüş o patikayı da. Sabah bindiyse sırtına, akşamına semerini o taşımış. Gölgesinde her öğlen uyuduğu için ceviz ağacına 'kıymetlim' diyen teyzeden bahs…
…sesleri duydu. Mutfağa gitti, ışığı yaktı, kapattı. Koridorun ışığını yaktı, kapattı. Yatağına gitti tekrar, sırtını duvara yasladı. Gözlerini kapıya dikti ve düşündü: "Ya bu da bir rüyaysa?" Uyuyamadı bir süre. Uyudu sonra. M…
…e. Çoğu zaman insanları ebedi kuyruklarda bekletip eziyet etmekten zevk duyan bankalar.” Ceketini sandalyenin sırtına geçirdi. Atkı ve beresini diğer sandalyedeki eldivenlerimin üzerine koydu. Ellerim boynuna değdi. “-Bakar mıs…
…ybolanlardan, onlarca yönetmenin teknik ve üslubunun bir çırpıda izahatına değin sürüyle şeye vakıftı. Dahası sırtını teknolojiye dayamış, odalarda bilgisayarlarca çekilen film müsveddelerinin çoğumuzda uyandırdığı mide bulantı…
…an öyle utanıyordu ki, yalnız kaldığında bile bir anlamda suç mahalli olan yatağını terk ediyor ve birkaç gün sırtının ağrımasına sebep olan oturma odasındaki çekyata misafir oluyordu geceleri. Zaman hiç ummadığı bir hızla geçmi…
Sarpa sarmış asmaları tırmanan Sırtında devasa kırıntısıyla bir karınca, Elinde asasıyla ve ağzında sarmasıyla Peşinde küçük ve büyük başlarla Sonsuz yeşili ve balçığı kat eden Kasketli kafası çentiklerle dolu bir çoban, Kendi t…
1. Kadın sırtını adama dönmüş öylece pencereden bakıyordu. İnce bir sureti vardı. Omuzlarına dökülen kuzgun karası saçları, pencereden sızan ışığı emiyordu. Etrafında ışığın kırılmasından oluşan bir hale oluşmuştu. Kadının arka…
…ve gelgitleri yansıtıyordu onun için… Hem şimdilik sayılması zor olmayan bir tel sayısı vardı yerde. Ağrıyan sırtını yere doğru eğdi ve tek tek dökülen telleri saymaya başladı. Tek mi? Çift mi? Evet tek sayıydı dökülen teller.…
…isi, külah dondurma içindeki meyve topları gibiydi, amma çok rengi vardı keretanın. Elimi usulca götürdüğümde sırtına, gözleri kısarak hırıldamaya başlar, boynunu şekilden şekile sokardı. Bir gün bilgisayar başında bir şey izle…