…ttığım ilk andan itibaren bana oldukça yabancı geliyor. Ve bu yabancılığın üstesinden gelemiyorum. Evdeki her şeyi, yatağımı bile yadırgıyorum ve geceleri uyuyamıyorum. Yatağın içi dikenli tellerle dolu adeta; hareket ettikç…
…"Karıncadaydı umudu yaşamın Tozu dumanı kursağında Yağmur gözyaşıydı bulutların Toprak kokusu nutkumuzda" Her şeyin tamlaması tamamdı Bizdeydi eksiklik İnsanlıkta Bilinmezliğine düştük diyarın Sevgiyi aşkın ağırlığında kaybet…
…a olamamanın burukluğunu yaşıyor muydu bilmiyorum. Fakat her şeye rağmen mutluydu. Gözleriyle anlatıyordu her şeyi. İlk teneffüs ziliyle sınıf boşaldığında yerinden kalktı. Elinde bir torba. Masaya bıraktı. “Bunu annem gönde…
…nirli bir bakış attıktan sonra: “Siz yapmadınız ama siz nazar değdirdiniz! Annem öyle dedi. Eğer insanlar bir şeyi çok beğenir ve kıskanırsa nazar değdirirler ve istedikleri şey her neyse hemen yıkılır, bozulur veya kırılır……
…ne söz verenler yitik her zaman Sözlerim düne dönük, çağıramam Yangınlar su beklemez sönmek için Anlatsam her şeyi herkes sağır gibi Bazıları uyuyor karın ağrılarıyla Ama yüzüme gülen vekil iki yılda emekli. Yapılan her seçi…
…andaki ahlaki çöküntü, ahlaki yük gibi kavramlara da götürebiliyordu bizi. Bandersnatch’te ise yaşanan birçok şeyin sebebi bana kalırsa yok. Şiddetin doruğunun yok yere arttığı ve izleyicinin sadist hislerini besleyen birkaç…
…şa, hep bir ağızdan. Yakınlardaki bir okulun teneffüs zili çalar. Bir iki korna sesi kim bilir hangi bilinmez şeyi uyarır ani çıkışlarıyla. Kuşlar umarsız ötüşlerine devam ederken, komşu evlerden birinde kızartılan biberin k…
…banın Çıkma adı altında satılsam sanayi köşelerinde Elden ele dolaşsam motor yağlarının arasında Herhangi bir şeyin ihtimali bile olsam Ait hissederdim buraya Cinayet bürosunda bir dosya arasında duruyor fotoğrafım Pembe kapa…
…iklerinden, solgun yanaklarına düşen yaşlar koğuşun loş ışığıyla parladı. “Çocuklarımı, çocukluğumu ya da her şeyi… Bilmiyorum. Özlemeye korkuyorum desem inanır mısın? Bu dört duvar arasında yok olup gitmekten… Unutulmaktan…
…nından ayırmadığı kalem ve kâğıdını ceketinin cebinden çıkarıp beklemeye başladı. Ne zaman boş kalsa hep aynı şeyi yapar; çizer, çizerdi… Öğle tatilinde herkes sohbet ederken, o bir köşede… Eli kaleminde, ruhu kâğıtta… Uzun,…