Şey Olmak
…ünü, bankamatikten parasını çektikten sonra ptt şubesine doğru yol aldı. Sönük ve insanda karamsarlık yaratan sarı renkli binadan içeri girdi, sırada yerini aldı ve beklemeye başladı. Bu arada dikkatini, girdiği sıranın işle…
1 kullanım · 1 yazı
…ünü, bankamatikten parasını çektikten sonra ptt şubesine doğru yol aldı. Sönük ve insanda karamsarlık yaratan sarı renkli binadan içeri girdi, sırada yerini aldı ve beklemeye başladı. Bu arada dikkatini, girdiği sıranın işle…
…. Kalpsiz adam babasını görmüştü. Annesinden ayrıldığından beri görüşmüyordu. Adamcağızın tek tük kalan altın sarısı saçları dökülmüş, yüzü çökmüş, deniz mavisi gözleri bulanıklaşmıştı. Rakısından aldığı her yudum ettiği yemin…
…z hissettirmeye başlamıştı. Pencereden baktığımda havada bulanık, karmakarışık renkler olduğunu gördüm. Kirli sarı bir bulutun ardındaydı güneş, hissediyordum. Belki de bir rüyadaydım. Gerçek olduğunu düşündüğüm pek çok rüya…
…ntin ıssız sokaklarına düşürdüm yolumu. Benim kentim, vatanım, çocukluğum, geçmişim, delice özlediğim… Yabani sarmaşıklar sarmış duvarları, örümcekler mesken tutmuş odaları; her yerde cirit atıyor sinekler, böcekler ve boğucu sıcak…
…anın içinde döner durur her şey. Ben çivinin duvara kazıdığı, yoklukla tamamlanan, Ağır bir perde gibi üstüme sarkan, Eşiğe kadar sürüklenmiş, Bir çift eski ayakkabının gölgesinde dururum. Bakışıma çarpar bakışlarınız, ama geç…
…düş kırıklıklarıma. Asla gerçekleşmeyecek düşlerin peşinde parçalarken kendimi; bugün yine bir düşün umuduna sarılıyorum sıkı sıkı. Ölümün umuduna tutunuyorum bu sefer. Bir parça huzuru bahşedecek bir avuç toprağın merhametine sığ…
…limde, bahçeye bakan küçük odamda, camın önünde oturuyordum. Önce kokladım zarfı ve göğsüme bastırdım. Ablama sarılıyor gibi… Onu her geçen gün daha çok özlüyordum. Yeri asla dolmuyordu ve dolmayacaktı da. Biliyordum… Bir mektup…
…, doğduğuna pişman ederlerdi,” yanıtıyla “Bundan sonra sen de benim oğlumsun, sen nerede, ben orada,” diyerek sarılmıştı arkadaşına. Ağlaşmışlardı birbirlerinin omuzlarında. Ama şimdi öyle miydi, deli gibi yerinden fırlayan Saim’i…
…saçların parmak uçlarımda bir bakmışsın birdenbire gece olmuş ben yine düşüyorum seni bulduğum yere biz yine sarmaş dolaş iki kum buluyoruz birbirimizi koca kumsalda ve ben şimdi kum saati oluyorum seni hep baştan seviyorum.
Hayat ve ölüm arasındaki ince çizgideyim. Bir sınır, dip, yol sonu, girdap, bir uç ya da dehliz… Etrafımı saran öfkeli kalabalığın nidaları arşa yükselirken kalbime çarpıyor. Zemin, ayaklarımın arasından kayıp gidiyor sanki.…