Mavi Kelimeler
…min arkasında minik bir bahçe burası. Vakit buldukça yabani otlardan temizlediğim, bir çınar ağacı altına iki sandalyeli ahşap bir masa koyduğum, etrafı duvarlarla çevrili küçük bir dünya. Tam şair işi denilebilir. Şiir yazamıyoru…
24 kullanım · 20 yazı
…min arkasında minik bir bahçe burası. Vakit buldukça yabani otlardan temizlediğim, bir çınar ağacı altına iki sandalyeli ahşap bir masa koyduğum, etrafı duvarlarla çevrili küçük bir dünya. Tam şair işi denilebilir. Şiir yazamıyoru…
…ra gözlüğüm Nuh Nebi’den kalma. Yanaklarımdan bacaklarıma bıngıl bıngıl yağ deposuyum. Kıçımı zor sığdırdığım sandalyeme yapışmış vaziyette, gözlerim daha doğrusu gözlüklerim bilgisayarda saatlerce çalışıp mesai bitimi kalkıyorum…
…camında sağa sola sallayarak, inmek için ayaklarını yerleştirebileceği bir çıkıntı arıyordu. Duvara dayanmış sandalyeyi çerçevenin altına doğru ittim. Teşekkür ederek atladı sandalyenin üzerine. Siyah önlüğünün eskimekten yok olm…
…nu bulmuştu. Emekli olmaya gidiyordu. Evine bu kez hiç olmadığı kadar dingin girdi. Sakince masasına yöneldi. Sandalyeye oturdu. Hareketleri bugün ilk kez bu kadar keskin, kararlı ve özgüvenliydi. Masanın yanındaki çekmeceden bir…
…a bekletip eziyet etmekten zevk duyan bankalar.” Ceketini sandalyenin sırtına geçirdi. Atkı ve beresini diğer sandalyedeki eldivenlerimin üzerine koydu. Ellerim boynuna değdi. “-Bakar mısınız?- Sen çay almışsın. Tabii beklettim o ka…
…alı bulutlu bir tebessüme çevirerek masaya doğru yürüdü. Ziya’ya doğru yaklaşıp, silik bir tokalaşmadan sonra sandalyesine oturdu. Güzel bir gömlek vardı sevgilisinin üzerinde. Gömleğin mavisinden kendini beli eden omuzlarına gitti…
…neli on dakika bile olmadan kendini belki elli yıllık bir fırının önünde, bu eski evlerin arasında, bir tahta sandalyede çay içerken bulmuştu. Ekmek almaya gelen müşterilerin meraklı bakışlarına maruz kalarak art arda üç bardak ça…
Gün alabildiğine kızıldı oturduğum sandalyeden Ben ölesiye mahzundum kendi baktığım pencereden. İçimdeki bunaltılardan kurtulmayı deniyordum Denedikçe şükür güzelliği iniyordu parmaklarıma Ben umutla kanat çırpan her leyleği kendim…
…rkes onun etrafında dolaşır. Bir şey olacakmış gibi duran Ama hiç olmamış günlerin kısık sesinde kaybolursun. Sandalyenin boşluğu, akşamın geç kalışı, Saatlerin senden taraf tutmayışı arda kalır. Konuşursan, bilirsin ki dağılacak c…
…yerine düşmüş, yangın büyümüş de büyümüştü. İlk birkaç saat vücudu uyuşmuş bir hâlde öylece oturmuştu mutfak sandalyesinde. Tutulan beli, ağrıyan başıyla ahretliği Necla’ya zor atmıştı kendini. Hiç konuşmadan anlaşırdı onlar yıllar…