Gri Adam
…dumanı. Yatakta yatan kadını tanımıyordu, her zamanki gibi griliği ona da geçmişti. Neye dokunsa yok ediyordu sanki bu renk, bütün neşeyi, rengi alıp, silip süpürüyordu etrafından. O da alışmıştı zaten. “Benlik” üzerine kurdu…
6 kullanım · 3 yazı
…dumanı. Yatakta yatan kadını tanımıyordu, her zamanki gibi griliği ona da geçmişti. Neye dokunsa yok ediyordu sanki bu renk, bütün neşeyi, rengi alıp, silip süpürüyordu etrafından. O da alışmıştı zaten. “Benlik” üzerine kurdu…
…k. Geçen cumartesi perdeleri asarken yolun başında bir hurdacı gördüm ve o paspal halime aldırış etmeden inip sandalyeyi alıp almayacağını sordum. “Çok bir şeyi yoksa alırız abla” cevabını aldıktan sonra zahmet olduğu halde 4 kat…
…edebiliyordum. “Merhaba, sabah da karşılaştık ama konuşamadık. Aceleniz vardı galiba.” Sessizliğini bozmuyor, sanki beni tanıdığı için bir çeşit oyun oynuyordu. Ya da tüm bunlar, aklımda yazılıp oynanan senaryoların parçasıyd…
…, yorgun gördüğün, gerçekten yorgun gördüğün, aceleyle yataktan kalkışının bir kanıtı olan dağınık saçlarıyla sana dosdoğru bakan o kız, ne görüyor seni görünce? İçindeki sonsuz boşluğu görebiliyor mu dersin? Yoksa onunla he…
…aha çok sergilendi. İlk oyunları çoğunlukla komedi ve tarihî olan ve bu türlerle 16. yüzyıl sonunda kültür ve sanatın zirvesine yükselen Shakespeare, daha sonra trajedilere yöneldi ve İngilizce'nin en iyi ürünlerinden bazıları…
…n. Bakalım nereye varacak sonu. Kanepenin üzeri dizi dizi karton kutu. Kutulardan taşan giysiler, gecelikler, sandalye sırtlarına serilmiş elbiseler, bana hep o uğursuz günü hatırlatıyor. Kaldırayım şunları. Boş odaya koymalı, a…
…anın bu yarımküresinde, batmadan hemen önce bana göz kırpmıştı. Bulutun arasından bir çatlaktan sadece birkaç saniye de olsa görünmüştü. Mutlu olmuştum. Belki de yarına hâlâ umut vardı. Var mıydı?...
…, Saatlerin senden taraf tutmayışı arda kalır. Konuşursan, bilirsin ki dağılacak cümlelerin Araya laf girecek sanırsın, Güz girecek, kış girecek.. ihtimallerde kalacaksın uzun zaman, Kesinlikte üşüyeceksin. Gece, her şeyi biraz…
Bazen bir bulutun beyazlığı gibi İstanbul, Bazen ise bir umudun bitişi gibi. Sanki çağlayan var Boğaziçi’nde ve Sanki gün doğumunu bekliyor bir çiçek. Biz, yılmaz umut tutsaklarıyız deniz kenarında. Gemilerle gelecek umutları…
…du peşimi. Nereye gitsem geliyordu benimle. Elimi tutuyor, sırtıma çıkıyor, karşıma geçip şöyle bir duruyordu sanki. Gülümsediğini görüyor gibiydim. Koridorda hızla yürüdükçe kuyudaki yükselişim geliyordu aklıma, kalbim hızla…