Rıhtım

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul

Büyük konuşmanın, kibirlenmenin, üstünlük taslamanın, iddiacı olmanın eninde sonunda bir karşılık göreceği ve/veya imtihana tâbi olacağı kaçınılmazdır. Ne var ki insanoğlu boyunun ölçüsünü almadan duramaz. Kendi sınırlarının, yaşadığı dünyanın sınırlarının ne kadarına tekabül ettiğini bilmek ister. Bu değerli bilgi çoğu zaman pahalıya patlar. Tecrübenin ve bilmenin, kolay ve ucuz yolu yoktur.

Duha Koca oğlu Deli Dumrul, kaba gücünün neye yeteceğini merak eder. Neden onda bu özel donanımın olduğunu ve bunun neye yarayacağını sorgular. Gücü elinde bulundurduğundan kanun koyma imtiyazı da onundur. Köprüden geçenden de geçmeyenden de haraç alması, yaşadığı topluma ve dünyaya karşı açtığı bir savaştır.

Kurduğu köprünün bir yanına kendi varlığını koyar. Bu varlığın içine cengâverliğin yanı sıra yiğitliğin ve mertliğin konulması Dumrul’un geçmeyenden de döve döve para alması nedeniyle mümkün değildir. Deli Dumrul’un bir hayırsever olmadığını köprüden geçenlerden para almasından anlamıştık. Ama geçmeyenden de alması bu çağda bile hayal edilemeyecek bir zorbalık gibi gelir bize. Deli Dumrul artık bırakın yiğit bir cengâver olmayı, bariz bir haydut olup çıkmıştır. Haydutluğa bir dur diyen çıkmadığı sürece binlerce yıllık insanlık tarihinden biliriz ki zulmün dozu giderek artacaktır.

Ancak burada bunun neye hizmet ettiği konusu, başka bir açıdan da düşünülebilir. O zalim bir ağa, bir zorba olduğundan böyle yapıyor değildir. Parasına para katma mefkûresi taşıyan bir antikahraman değildir. Mala tamah eden, makamını mevkisini yükseltmek gayreti içinde olan muhteris değildir. Aksine onu biri yenilgiye uğratsın ister. Ancak yenildiğinde kendine dair bir şey öğrenebilecektir. Dumrul akamete uğramak üzere bir düzenek kurmuş gibidir. Dumrul kendi yiğitliğine denk bir yiğitlik, onu ölçebilecek bir yiğit, bir güç bulamamıştır. Bu yüzden kendini bilme uğruna gerekirse mertliği ve yiğitliği bir kenara bırakmak zorunda kaldığını düşünmek gerekir. Tam da bu yüzden kurduğu köprü, Dumrul’un varlığının aslında yeniden ve gerçek bir yiğitliğe geçebileceği bir berzah olarak görülebilir. Dumrul perdeyi kaldırmak ister.

Köprünün bir ucunu tutan haydut Dumrul diğer yandan gelecek inatçı keçiyi beklemektedir. “Dumrul tek, siz hepiniz.” diyerek dünyaya meydan okur gibidir. Karşısına çıkacak hasmı alt edebilirse köprünün karşı kıyısına geçecek ve yeni bir köprü kuracaktır. Ama biri çıkıp onu köprüden atarsa işte o zaman perde kalkacaktır. Dumrul’un meydan okumayı nereye kadar vardıracağı hayal dünyasına kalmıştır. Hikâyede ise Deli Dumrul’un karşısına örgütlenmiş bir halk çıkarılmamıştır. Deli Dumrul’a hak ettiği ceza, yaşadığı topluluk tarafından verilmemiş, haddi bildirilmemiştir. Bunun yerine daha kestirmeden ilahi bir güç olarak Azrail çıkarılmıştır. Topluma boyun eğmiş bir haydut hikâyesinin destansı bir yanı olmayacağı gibi etkisi de sınırlı kalacaktı. Deli Dumrul dersini başka bir şekilde de alabilirdi ama Azrail'in dahil olduğu bir oyunda, oyunun kuralları baştan başa değişecektir. Toplum onu dolaylı bir yol ile Azrail'in kollarına atmıştır. Çünkü onun günahı büyüktür ve hükmü bellidir. Yaşadığı toplumun Dumrul’a reva gördüğü son, ölümden başka bir şey değildir.

Dumrul’un beklediği inatçı keçi karşıdan köprüye adımını atmış, yaklaşmaktadır artık. İlk karşılaşmada kılıç çalacağını sandığı Azrail kuş olup uçuvermiştir. Dumrul insana özgü aymazlıkla kazandığını sanır. Karşıda kılıç işlemeyen bir varlık olduğunu fark edemez. Azrail’in peşine düştüğü andan itibaren Dumrul, yaşamın sınırlarını geçmeye doğru ilerlemektedir. Azrail onu atından düşürmüş, sona doğru paldır küldür yuvarlamaktadır. Artık karşıda bir hasım, bir inatçı keçi, bir dövüşçü yoktur. Bunlar bu dünyanın özneleridir. O ise Allah’ın meleği ile baş başa kalmıştır.

Dumrul’un buraya kadar öğrendikleri yeterli değildir. Babasının tüm varlığını ona bahşederken canını esirgediğini, anasının bütün yüklerini taşıdığını ve taşımaya hazır olduğunu ama ölümü taşıyamayacağını görmek, Dumrul’un hikâyesini giderek trajik hâle getirir. Dumrul’un başta öğrenmek istediğinden çok daha fazlası, ona acı bir şekilde öğretilmektedir. Dumrul ateşe uçan pervaneler gibidir. Her adım onu biraz daha yakmaktadır.

Yaşasa da hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bir hayatın devam etmesi için son ümidi, geriye bir tek karısı kalmıştır. Ama Dumrul avradından canını istemez, ona veda etmeye gider.

Hikâyede Dumrul’un karısından onun yerine can vermesini istemediği çok açıktır. Yine de kurulmuş bu can pazarında başına gelenleri tek tek anlatması ve öz ana babasının canlarının tatlı olduğunu söylemesi, bir nevi istek olarak yorumlanabilir. Deli Dumrul’suz bir canın bedene ağır geleceğini söylemesi, sevgi kavramının karmaşıklığını çözmenin ne kadar zor olduğunu göstermesi açısından da ayrıca önemlidir. Belki bu hikâyenin en zorlu açmazı buradadır. Deli Dumrul’suz bir yaşam, eşi için bir zulme dönüşeceği için o canını kurban etmek zorundadır. Çünkü burada Deli Dumrul’un onun da katkısıyla ölmüş olması söz konusudur. O yüzden yaşam çekilmez olacaktır. Bu doğal bir ölümle, karısının dâhil olmadığı bir ölümle karşılaştırılmamalıdır. Yaşamın doğal akışı gereği bir şekilde acılarla da olsa tabii ölümler kabul edilebilir. Nispeten buna alışılabilir de. Bu şekilde bile bile onu Azrail'in eline teslim etmekse katlanılmaz bir vicdan azabına dönüşecektir. Ölüme gönderdiği erinin arkasından kurulacak bir hayatın ağır yükü onu beklemektedir.

Deli Dumrul'un kibirden ve küfürden değil, bilme arzusundan doğan öyküsü başta kendisini ve yakınlarını çetin bir sınavdan, sınırların zorlandığı bir ateş çemberinden geçirir. Ne uğruna olursa olsun onurlu bir ölüm, onursuz bir yaşamdan yeğdir. Dumrul’un ana babasının yapamadığı bu düzeltmeyi karısı yapmıştır. Dedem Korkut'un bu öyküsü, Türklerdeki at, avrat, pusat üçlemesindeki “avrat” kavramının tarifini yapar bir anlamda. Aynı zamanda ana baba ile olan hukukun sınırlarını keskin bir kılıçla çizer. Deli Dumrul'un öğrendikleri bize öğretilir. Herkes biraz Dumrul'dur ve dersini almalıdır.

Buraya kadar geldiyseniz Yazı hakkındaki izinizi bırakın
Yorum bırak
Misafir olarak yorum yapın Yorumlarınızı profilinizden takip etmek ve düzenlemek için okur hesabı oluşturun.
E-posta adresiniz yayımlanmaz. Güvenlik ve spam denetimi için IP ile temel cihaz bilgileri kaydedilir.
%0
Duha Koca Oğlu Deli Dumrul

Yöneticiye bildirin

Bu yazıyla ilgili şikâyet, öneri veya isteğinizi yayın ekibine iletin.

Bildirimi göndermek için işlemin sonucunu yazın.