…gördüğünde, sabahın erken vaktinde söylenerek ayakta tıkış tıkış işe gittiği günleri hatırladı. Oysa günün bu saatinde otobüsler neredeyse boş kalkıyordu. O sırada durağa giren otobüs iyice kaldırıma yaklaştı. Kapıları açan şofö…
…ur dibinden sahile kadar uzanan Katır Keptiren Yokuşu'nda dikkat çekici bir hareketlilik fark etti. Gecenin o saatinde dört-beş kişinin koşar adımlarla yolun bir tarafından diğer tarafına geçmeleri hayra alâmet bir durum değildi…
…yontan ve kesen elleri düşünüyorum sonra uğruna verilen emekleri canları... düşünüyorum burada geçirdiğim bir saatin onların ömründen kaç saati götürmüş olduğunu… pütürlü duvarlara dokunuyorum dar kapılardan geçiyorum meşale i…
…a. Belki daha sonra, olur da sorarsa okuyup yorumlaması beni mutlu ederdi tabii ki. Hayatımın en güzel birkaç saatiydi. İleride yaşayacağımız güzelliklerin fragmanı olduğunu nereden bilebilirdim…
Otobüsün hareket saatine birkaç dakika vardı. Bıyıkları terlemeye başlamış muavinin, boş olmaması gereken yirmi bir numaralı koltuğun önünde birkaç saniye durup düşünmesinden hemen sonra soluk soluğa yetişmişti kırmızı ceketli…
…hmet Bey: “Ah keşke yeni almış olsaydım kardeşim. Öğlen fırtına çıkacakmış diye duymuştum da ondan bakıyordum saatime.” “Hımm anladım abi. Gerçekten çok ilginç bir hava var bugün. Bana da her an kar bastıracakmış gibi geliyor.”…
…ama taşı gediğine koymak gerekirdi. Pişmiş kelle gibi sırıtarak iki eliyle birden ağını kaşıdı. “Ben de Alman saati istiyem ağamdan.” Mahkeme suratlı adam gözlerini ağarttı. Nevri dönmüştü birden. “Çek ulan şu ellerini oranda…
Kara gecenin ortasındayım Saatim yok, bilmiyorum zamanı Manzaram deniz, sahilin ortasındayım Hafif bir rüzgâr okşuyor tenimi Aklımdan neler geçiyor, bilmiyorum Ne garipsin dünya Ayaklarımı kuma basıyorum Hislerimin tam ortasın…
…arında bıcır bıcır tokalar. Boyunlarında kokulu silgiler, ceplerinde işlemeli mendiller. Hele bir de beslenme saati geldi mi iyice derinleşirdi aralarındaki uçurum. Sultan, babasının yağlığını sererdi sıranın üzerine. Gül yağ…
…atini ömrünün hazinesi sayan kadınları çok ama çok sevin!” dedi. Herkes sustu. Kimi babadan yadigâr kalan kol saatine baktı içli içli, kimi bir tütün tabakasına, kimisi de bir tespihe... Meczup doğruldu ve güneşin battığı yöne…