…‘kalk hadi, hadi, hadi!’ Koşuyorlar yine çocuklar gibi. Çocukluklarını yakalamaya çalışıyor gibi koşuyorlar. ‘Rahaaaaaaaaaaaaaan!’ diye bağırıyorlar yollarda. Gece yarısı çoktan geçmiş, sabah olmaya yakın. Yazan: Özcan Kalbinur
…a yine de içeride ölümün kokusu kol geziyordu. Aslında, meslekte geçen onca yıla rağmen ölümlere alışamamanın rahatsızlığıydı İbrahim Başkomiserinki. Elini terasa doğru uzattı, “Evladım şu kapıyı aç,” dedi. Faruk koştu, sürgülü kapıyı…
…aşladı. Yaşlı kadın konuştu, Nermin dinledi. Yeni yeni kafa yorduğu bir konuya gelmişti kadının anlattıkları. Ramazan ayı boyunca epey araştırdığı ama tam bir cevap bulamadığı için ay bitince rafa kaldırdığı zekât konusuna. Bu…
- Yardım edin… Yardım edin… Oğlum ölüyor yardım edin… Bu kez gece değildi bölünen. Kulakları yırtarcasına yükselen çığlık, henüz boşalmış yazlıkların kalın panjurlarına çarpıp yere düşüyordu. Havanın kararmasına uzun saa
…alar için kullandığım ağaç dalları biraz güç arttırınca ortadan çatlıyorken, levyeyle bu sorun çözülmüştü. Bu rahatlıkla, karıştırdığım çöpün dibinden bir poşet içinde karpuz çıkardım. Karpuz genelde çöp karıştıranlar için bir şan…
…çünkü soğuk havalarda fabrikaya gidip gelmek onun için daha da çekilmez oluyordu. Uzun zamandır hem işe daha rahat gidip gelmek hem de soğuklardan daha iyi korunmak için yeni ve daha büyük bir eve taşınmanın planlarını yapıy…
…. Adamcağızın tek tük kalan altın sarısı saçları dökülmüş, yüzü çökmüş, deniz mavisi gözleri bulanıklaşmıştı. Rakısından aldığı her yudum ettiği yemine karşı aldığı bir tavırdı. - Abi uzun zamandır görüşmüyorsunuz diye ses etmedim…
…bilirsiniz belki. Bahsettiğim mezar başındaki sahne ile, Cemal’in stüdyoda kendini ateşe verdiği sahnede bazı rahatsızlıklar yaşadım. Özellikle Cemal’in başında yanan ateşin pek gerçekçi gözükmemesi salt izleyici olarak beni bir mikta…
…argeret Weis serinin en popüler karakterini seslendirdi, hayata geçirdi. Bir röportajlarında Tracy Hickman “o Raistlin’i seslendirdiğinde hepimiz donup kalmıştık hayranlıktan” der. Aslında bana kalırsa abartılmış bir karakter ol…
…astırdı: “Hakkı Usta! Hoca efendiye bir çay. Her zamanki gibi.” Yusuf daha fazla sınırda kalamayacaktı. İki taraftan birine düşecekti; ya içeri ya dışarı. Görünmeyen bir el yabancısı olduğu mekâna itiverdi. Postalı ürkekti. P…