Okumadığım Şiir
kiraz dalı gölgesiyle uyanıyorum yüzümde, gözümde oyuncu bir güneş nemli toprağa dokunuyorum parmak uçlarımla öbek öbek karıncalar bahara uyanmış sadık bir dost gibi yüzümü yalıyor ılık rüzgâr gülümsüyorum, yıllar sonra ilk ke…
77 kullanım · 66 yazı
kiraz dalı gölgesiyle uyanıyorum yüzümde, gözümde oyuncu bir güneş nemli toprağa dokunuyorum parmak uçlarımla öbek öbek karıncalar bahara uyanmış sadık bir dost gibi yüzümü yalıyor ılık rüzgâr gülümsüyorum, yıllar sonra ilk ke…
…ir tavan olmuştu. Görüntüsü netleştiğinde, ellerini havaya kaldırıp gözlerinin önüne getirdi. Gördüğü robotik parmaklarını sürekli açıp kapattı. Ellerini metal plaka ile kaplanmış gövdesine yasladı. Nefes mi? Hayır, kalkıp inen bir…
…namaza durdu. Dua etti bir de. Yıllardır yaptığı gibi. Oğluna sağ salim kavuşmayı diledi. *** Cemal titreyen parmaklarıyla zili çalmak üzereyken açılmıştı kapı. Ayşe Hanım bir şeyler söylüyor ama ne dediği anlaşılmıyordu. Kendine hı…
Gözlerim kanarcasına bakıyorum Parmaklarımın arasından kayıp giden zamana. Ve ayaklarım, göğsüme vuran yeşile Sonsuza değin kök salıyor. Unutmak dedikleri kolay, Hatırlamaksa, Koca bir kavganın adı. Kim anlatır hikâyesini bu şarkının…
…r, kimi ülkelerde ise ekmekler çöplüklerde bayatlıyor? Neyse ki sosyal medya uygulamaları pek kullanışlı. Bir parmak hareketiyle ekrandaki yazılar yukarı kayıyor, canımız istiyor aşağı kayıyor... İçerik dikte dolu. İnsanlar uy…
…tlardan sıyrılıp ağır ağır aşağıya doğru inen asansör, bulunduğu kata gelince hantal bir şekilde durdu. Demir parmaklıklı ağır kapıyı açıp zamanda yolculuk yapacakmışçasına attı adımlarını bu kasvetli kutuya. Arnavut kaldırımı soka…
…Gözleriyle göremediği dereyi kalbiyle görmüştü, köprüden eğildiğinde içindeki minik balıkları da. Sağ elinin parmak uçlarını dere gibi kuruyan dudaklarına götürdü. Suyunu yanına almadığına üzüldü. Yavaş yavaş dönmeye başladı.…
…Etrafı bir sürü çok oturgaçlı götürgeç doldurmuş, köşebaşlarını tutmuşlardı. Yine de çoktu Zühreler, bir elin parmaklarından çok, daha çok. Ve daha da sürü sürü sülünta yağıyordu meydana. Evde, Anne: - Kalabalığa karışma yavrum. Duydu…
…dedi. “Gel de anlatayım sana.” Adını koyamadığı özlem miymiş bunca sıkıntısı? Tam on sekiz yıl boyunca, demir parmaklıklar ardından yükselen sessiz çığlıklar ulaşmış meğer her gün her gece. Dayısına baba dedirten, o zalim ayrılıkla…
Yıllardır çalıştığı şirket merkezinin kapısından girdi. Parmak izini okuttu. Yeni görevini kutlamak istercesine açılan turnikeyi geçerken heyecandan dizleri titriyordu. Hele yüreği… Yüzündeki beyaz maske o kadar çok şeyi saklı…