Godot'yu Beklerken
…, sadece nesneler… Onlara anlam katabilecek tek şey düşüncelerimiz; güneş, ağaç, eşyalar ve diğer birkaç şey… Oyunun yaşamasını sağlayan tek şey bunlar. ‘’Ne zaman! Ne zaman! Günün birinde! Yetmez mi işte! Başka günlerden fark…
41 kullanım · 12 yazı
…, sadece nesneler… Onlara anlam katabilecek tek şey düşüncelerimiz; güneş, ağaç, eşyalar ve diğer birkaç şey… Oyunun yaşamasını sağlayan tek şey bunlar. ‘’Ne zaman! Ne zaman! Günün birinde! Yetmez mi işte! Başka günlerden fark…
…lford şimdi egosunu tatmin edecek düzeye gelmiştir. Saçma sapan bir yemeğe çuvalla para ödeyen, sürekli kumar oynayan, haftada birkaç kez fahişelerle birlikte olan, sürekli uyuşturucu kullanan ve içki içen bir adam olarak üç sa…
…üseyin Rahmi Gürpınar’ın önemli Türk edebiyatı klasiklerinden biri olan “Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç” oyunu, tiyatro sahnesine taşındı. Komedi öğelerinin ağır bastığı oyun, yarı absürt özelliklere sahip. Günümüzün de…
…- Evet buyrun. - (Kadın kağıda iyice göz gezdirerek) Ama siz kalpsiz çıkmışsınız. - Ne kadar saçma değil mi? Oysaki karşınızda gayet sağlıklı ve zinde biri var. - Mesele bu olsaydı; bedenen zinde olan her insanın kalbi mutlak…
…konuşmayı biliyor Toprak soyundan gelen bir hergele Dışbükey bir aynada Maske takmıyor sahneye çıkmıyor Oyun oynamıyor...
…ğunu düşündü ve mutluluğu hep ulaşılmaz şeylerde arayan büyükleri… Anneler, sokakta oturup sohbet ederlerken, oynayan çocuklarını izliyorlardı. Sonra içeri girip ellerindeki malzemelerle akşam için yemek hazırlayacaklardı. Komş…
…. Ya gerçekseler? Mektup yıllar, yıllar önce kaybolan kardeşimdendi. Küçükken elimi bırakmayan, sırtıma çıkıp oyunlar oynayan ve karşımda hep o aynı gülümsemesiyle duran kardeşimden. Bir sabah uyandığımızda yatağı bomboş olan c…
…l yavrusu gibi dağılmışlar, kimi doğru evinin yolunu tutmuş kimi biraz haytalık yapmaya yelken açmıştı. Gönül oyunu oynamaya meyilli kızlar yavaş adımlarla yol alıyor, kendilerine takılacak delikanlıları bekliyorlardı. Hava s…
…ği bir zamanda doğmuştu. Aradan geçen yirmi dört yıldan sonra, bulunduğu bu zamandan bazen ürkse de kendisini oyalayacak bir şeyleri hep vardı Özgü’nün. Fakat kitaplar oyalanmak, vakit geçirmek için gerekli şeyler değildi ona göre…
Küçük kız, elinde iki parçaya ayrılan şeye baktı, sahip olduğu tek oyuncağına… Ağlamakla ağlamamak arasındaki yolda gidip geliyor, boğazına yerleşen yumruk kalp atışlarını hızlandırıyordu. Evin içinden yükselen bir ses adını söyl…