…doktor, hiç yaşanmamış güzellikleri sayende yaşadım. Şimdi mutlu öleceğim. Hoşçakal. Halil Mektup bittiğinde oturduğum koltuğun içinde küçüldüğümü, adeta kaybolduğumu hissettim. Gözlerimi kapadım. Sanki bir şeylerden kaçıyor, gö…
…ahatlamaya başladı, Selim mutlu olmaya. Kaybolan ruhu, yanmış sokakların is kokusu eşliğinde ıslak kaldırımda oturuyor. Sessizce, nefesini kendine ayırmışlığın bencilliğinde, etrafında duran ancak içinde dönen dünyanın meseleler…
…Elimi bırakmamıştı. Ta ki onun önüne gelene dek. Elimi bıraktı ve çenesiyle karşı ucu işaret etti o bir ucuna otururken. Hızla karşı uca geçtim ve oturdum. Babamın yaşı böyle bir şey yapmak için çok geç değil miydi? “Tahtı.” dedi…
…caktı, açlık ve soğuk gibi iki düşmanı ve bir yığın başka olumsuzluğun tam ortasındaydı. Örneğin burada böyle oturmuşken bir iç kanama geçiriyor ve aslında yavaş yavaş ölüyor olabilirdi. İçinde bulunduğu durumu hala kabullenmiş de…
…a dönüp sordu, - Kimdir benimle görüş isteyen? Gardiyan eliyle işaret ederek, - Şurada, camın önündeki masada oturan yeşil esvaplı kadın, dedi. Hüsnü, garipsemiş bir ifade ile başını sağa sola sallayarak camın önündeki masaya…
…i onca dayağın tesiri ile yüzü-gözü moraran, dükkanının önünde, perişan bir vaziyette sırtını duvara yaslamış oturan Aktar Osman'a doğru koşuştular. Osman, hırıltılı bir sesle ve mütemadiyen aynı sözleri tekrarlayıp duruyordu.…
…damlalar ile bir ordu kurmak Jacob? Yenilmez bir ordu. Hiç yaşlanmayacak devasa bir ordu.’ ‘Delirmişsin sen!’ Oturduğu tabureden kalktı Rundstedt. Elindeki bira bardağını barın üzerine koydu. Jacob'a doğru yürüdü. Jacob bir iki…
…işlerindendi. Sığındıkları yıkık dökük taş evi hale yola sokmaya çalışan anası ve ablaları bütün gün sessizce oturup gökyüzünü, uçan kuşları seyreden Nuri'nin sessizliğine alışkın; pek konuşmaz, içine kapanık, bu zayıf ama zar…
…m, diyor. Soğan kokusuyla karışık bir koku odaya dolmuş. Karnım aç, koku bana hiç de kötü gelmiyor. Karşısına oturup lavaşın fazla kalın kısımlarını ayıklayarak yiyorum. Canan Karatay. Bugün o gün olabilir mi? Ablama yazıyor…
…ber demedi “İki adım ötedeki şehirde yaşayan yabancı olur mu baba?” desen de. Yetmedi, evlerine gidip dönüşte oturdukları mahalleyi, annesini babasını kötüledi. Kızdın, çok kızdın. Protesto etmek için beline kadar olan saçlarını er…