…e kalan güzel anılarımız ve tabii ki hayatta olanlar… Mektup elimde, bahçeye bakan küçük odamda, camın önünde oturuyordum. Önce kokladım zarfı ve göğsüme bastırdım. Ablama sarılıyor gibi… Onu her geçen gün daha çok özlüyordum. Yeri…
…an bağımsız olarak, insanın içinden gelen bir istekle başlamalıdır. Ayağa neden kalkmamız lazım? Çünkü insan, oturduğu ve yattığı yerden hiçbir şeyi halletmemiştir bugüne kadar ve halletmeyecektir. Kendi içimizdeki savaşı kazanm…
…nanmamışlardı Çocuklara inanılmaz tüm toplumlarda Ama ben görmüştüm. Şimdi akşamdı, güneş gitmişti. Bir yerde oturup bunları anlatmam gerekti. Bir çocuk pateni ile annesine tutunarak kayarken Bu, birilerinin de gün dinlenirken…
…ndan daha genç göstermişti. İşte, karşımdaydı. Onu etten ve kemikten, kanlı canlı hâliyle görmek… Aynı masada oturduğumuza inanasım gelmiyordu. Kırlaşmış saçlarıyla uyumlu, metal çerçeveli gözlüğünü takmıştı. Gözleri iki siyah zeyti…
bir su kenarına oturduk nihayet ben ve kendim ben yorgunum kendim benden de çok hayır dedim, nasıl benden çok olabiliyorsun sen ben değil misin zannettiğin gibi değil dedi bana gözlerimin kuyusuna baktı, baktı öyle bir daldı ki…
…aşları durmaksızın aktı kucağına... Sayı: 62 Görsel: Midjourney / Roma sokaklarında bir restoranda tek başına oturan bir kadın; düşünceye dalmış | uzak görüş, sokak fotoğrafçılığı
…ğleye doğru camlarımızı yalayıp geçmekten başka çaresi yoktu. Dışarıda gördüğümüz tek canlı, pencerenin önüne oturmaya gelen sarı kediydi. Onun için toprak düzeyinde olan pencere, bizim için kollarımızı uzatamayacağımız yüksekli…
…takılan oğlanları, köyün kahvesini, ulu çınar altında şıngırdayan çay bardaklarını, ikindi vakti kapı önünde oturan kadınları, çırpılan kilimleri, eşinen tavukları, gün doğmak üzereyken öten horozları, yarılan karpuzları, mis…
…virdi. Yılların özlemini böyle gidereceği hiç aklına gelmezdi. Aldığı mavi bisikletin arkasına kızını güvenle oturtacağı bir bölüm yaptırdı. Mayıs çiçekleriyle dolu yollar, Hatice’nin başını babasının sırtına dayayıp söylediği şar…
…r işlemişti. Kahve dükkânının içerisinde boş masalar vardı ancak yalnız kalıp düşünmek istediği için dışarıda oturmayı tercih etti. Kahvesini yudumlarken bir yandan göle bakıyor bir yandan da altıpatlar silahıyla uğraşıyordu. Ya…