Sen ve İstanbul
…şamıyor savaşlarına Doğuştan yenik, Doğuştan küçük ellerim Yetişemiyor şehrin yazgısına. Bir deli İstanbul’la oturuyoruz şimdi Dindi yağmurları, soluklanıyor penceremin camı Nefes alıyor şehir, yorgunmuş meğer gözyaşları Nasıl anl…
8 kullanım · 7 yazı
…şamıyor savaşlarına Doğuştan yenik, Doğuştan küçük ellerim Yetişemiyor şehrin yazgısına. Bir deli İstanbul’la oturuyoruz şimdi Dindi yağmurları, soluklanıyor penceremin camı Nefes alıyor şehir, yorgunmuş meğer gözyaşları Nasıl anl…
…uyuşur diyorsun, uyuşmaz lila uykumuzdan başka neyimiz var? uyumuyorum, sen uykusuz kalabilir misin? geceleri otomobil çakmaklarını andırırlar gözkapaklarımla sigaranı yakabilir misin? tedavilere cevap vermiyor şu yazın zehri ka…
…ruhlar ekerler Çekip gittiklerinde düşmez yakamoz Kayıpların kalpleri mühürlü başları sayılmaz Hiçbir şifalı otta derman bulunmaz Böyle sonlanır bin yıllık takvim Doğmamış çocuklar gömüldü AH. Şamandırası bozuk bir çağın iç…
…karası. Siz kusmaya devam edin toprağınızda nefret tohumu, toprak aşınacak ve yağmurlar yeşertecek elbet her otu. Ben aslında bağırmıyorum sesim kısık yıllardır, siz kendinizi duymazken olmuşsunuz herkese sağır. Biliyorum…
…girdi. “Orospu dediler bana!” Yine hırsını alamayıp kadınlara doğru yürümeye davrandı. Fırsat vermedi Emine. “Otur Allah aşkına. Bir laf dinlediğin yok. Onlar, sana orospu demedi. Ben, onlara dedim yahu!” Aval aval baktı Can…
…de de sesimi bırakmış Boynuma acılar takıp gitmişim Öyle ki Bir seferinde gömmüşler beni Yol kenarı meçhulüne Oturup kendime ağlamışım da Sesim tutmuş Gözlerimden. Yazan: Emin Aktaş Sayı: 38
Şimdi otursam seninle neler anlatırdım neler üstelik bir çırpıda. Şimdi gelsen sarsam kollarını ağrıyan yerlerime diner yalnızlığım ve temmuz sancılarım. Şimdi sen gelsen böğürtlen toplasa ellerim diner dudaklarımın kırmızı sus…
…amanıydı. Sokaklar onundu. Onundu on, on beş katlı binaları boynuna gerdanlık yapmış sokaklar. Artık kadınlar oturamasa da kapı eşiklerinde, çocuklar koşturmasa da yollarda, rengârenk kilimler sallanmasa da balkonlarda; onundu bu…
…ğini tahayyül edemeyecektik O sesler, sen hastaneden çıkarken yükselecekti. Ve sen gelecektin. Mavi kanepende oturup; Yine çayını içecektin. Gitmeyecektin...
…rdı. "Bir elinde cımbız / bir elinde ayna / umurunda mı dünya" Işığı yanan evin kapısının önündeki yüksekliğe oturmuş, kafasını iki elinin arasına almış, cesaretini toplamaya çalışıyordu. Ya zile basacaktı ya da o kapı açılacak…