…işlerindendi. Sığındıkları yıkık dökük taş evi hale yola sokmaya çalışan anası ve ablaları bütün gün sessizce oturup gökyüzünü, uçan kuşları seyreden Nuri'nin sessizliğine alışkın; pek konuşmaz, içine kapanık, bu zayıf ama zar…
…e yazacağını. Bu anı yazacaktı, şimdiyi: Mayısın ortasında hiç durmaksızın yağmur yağıyordu. Küçük balkonunda oturduğu masadan manzaraya baktı. Yemyeşildi her yer. Otların arasında ayak basıla basıla oluşan bir yol vardı. Tam da…
…m, diyor. Soğan kokusuyla karışık bir koku odaya dolmuş. Karnım aç, koku bana hiç de kötü gelmiyor. Karşısına oturup lavaşın fazla kalın kısımlarını ayıklayarak yiyorum. Canan Karatay. Bugün o gün olabilir mi? Ablama yazıyor…
…ber demedi “İki adım ötedeki şehirde yaşayan yabancı olur mu baba?” desen de. Yetmedi, evlerine gidip dönüşte oturdukları mahalleyi, annesini babasını kötüledi. Kızdın, çok kızdın. Protesto etmek için beline kadar olan saçlarını er…
…,” sözleriyle rahatladı. O akşam yediklerini saymak zaten imkansızdı. Dünya, gerçekten mutfak olarak midesine oturmuştu. Hani o öve öve bitiremediği kamaralarına girer girmez yatağa iki seksen kendini atan Metin’den ertesi sabah…
…de hafifçe kıpırdandılar. Herkes bu laf bana mı geldi muhasebesi yaparken o konuşmaya devam etti. "Benim anam otuz iki yaşında loğusa yatağında öldü. Anam öldüğünde ben yeni evliydim, daha yılım dolmamıştı. Biz üç kardeştik…
…iyor, kulak veriyorlar ihtiyara. Onlar da bu akşam kendi çocukluklarına doğru bir yolculuğa çıkmışlardı. Yere oturup dizlerini göğüslerine doğru çekiyorlar. İhtiyarın gözlerini diktiği karanlık göğe dalıp gidiyorlar. Ra ile Ha…
…an da zeytin, peynir ve çayla kahvaltı etti. Dışarı çıktığında gökyüzünün ışıltısına baktı. Her zaman bindiği otobüsün güzergâhını hayretle keşfetti. Yolun sonunun benliğine çıkacağını bilmek, ona dünyayı olduğu gibi algılamayı…
…ben, bakamam o tencerelere, tabaklara. Dokunamam boyaları dökülmüş ahşap şekerliğe, çay içtiğimiz bardaklara. Oturamam o sandalyede, yüreğim buna dayanmaz,” diyememiştim. Ama o anlamıştı yüzümden. Hep anlardı beni. Bir bakışımla…
…inden geçip arzulanan dile çevrilmişti. İkisi de rahatlamıştı. Serap önce davrandı, iş çıkışında bir yerlerde oturup bu güzel anı kutlamayı teklif etti. Üstelik kutlamayı hak eden bir haberi vardı. Tayfun’u merakta bırakmadı.…