…aydım ve belki de erken bir karar almıştım. Şimdi nerede olduğumu soracak olursanız söyleyeyim; deliliğin tam ortasındayım. Fakat kimsenin bilmediği bir geçit biliyorum diğer tarafa; kurumuş bir elma ağacı ve ne de olsa her iyinin b…
…k için sakladığım takım elbisemi giyince, az da olsa adama benzemiştim anlaşılan. Hayır, burası hikâyenin tam orta yeri falan değil, bilakis başlangıcı. Sadece ben yazmaya başlamadan önce epey konuşmuştum kendimle, siz orayı…
…aşımdalar. İtfaiyecilerin en derin uykusunda ateş alan bir dağ yangının ortasındayız Funda. Haklısın, her şey ortadan kayboluyor ve bir tek senin bölünmezliğin, eskimeyişin duruyor aramızda. "Sevdanın rengi turuncudur." diye sa…
…bir anda. Hıçkıra hıçkıra da ağlayamazdınız, olur mu hiç öyle her şeyi doya doya yaşamak, her duyguyu. İnsan ortalamaların varlığıdır, öyle ya. Öyle bir adam, öyle bir adam ki, çok güzel de çok çirkin de aynı şeydi onun toprağı…
…ar’ı hiç görmemiş olsak dahi bu fikre varmamız olası. Özellikle bizim toplumumuzda baba koruyup kollayıcıdır. Ortada musibetler varsa kol kanat geren ilk kişi odur ya da olmak zorunda olduğu anlatılır. Oysa Mazhar, her şeyi ço…
…..” “Hocam ne sen sor ne ben söyleyeyim.” Sınıfta bir kahkaha kopmuş. Hoca da gülmüş müydü yoksa dövmüş müydü orasını hatırlamıyordu. Asansörler geciktikçe zaten işe geç kalmış bekleyenler arasında bir homurtu yükseliyordu. Sır…
…arihçi Hasan Abi vejetaryen olmaya karar vermişti. 2013’ün temmuz sayısı için yazıyorduk, gündemimiz yoğundu, orta sınıf hareketlerini incelediğimiz ve tarafımızı hiç olmadığı kadar sert bir şekilde belli ettiğimiz bir sayıy…
…iğine benziyordu. Sıcacık sesli bir adam, arada bir şu sözleri yineleyip duruyordu: “Gitmeye şansımız olsaydı oraya, Seninle sonsuza kadar koşardım…” Bir ara köpek patilerini çocuğun omuzlarına koydu, iki patisinin üzerinde a…
…değil. Hepsi çok üzgün. Beni görünce düşman görmüş gibi arkalarını dönüp selam vermediler. Gücenemedim bile. Ortalığın sakinleşmesi, yaralarının biraz hafiflemesi lazım.” Üç gün sonra, Stavro dükkânını tamir ettirmeye başlayınca…
…a gerek ki gri renkli şehirden çıkmıştı, upuzun ağaçlar ve görmediği kadar mavi akan bir sürü ırmağın içinde, ormandaydı. Düğün çiçeklerini, akşamsefalarını, papatyaları selamlayarak ormanın içinde yürüdü, gerektiğinde de sürün…