Elveda Evim
…girdi. Elinde kâğıda sarılı ekmekle çıktı. Yolun çatallandığı yere geldiğinde sağa döndü. Yeşil konteynırlar oradaydı. Fakat o yoktu. Hurda arabası da Çirkin de ortalarda görünmüyordu. Tekir kedi leziz yiyecek umuduyla boşluğu…
2 kullanım · 2 yazı
…girdi. Elinde kâğıda sarılı ekmekle çıktı. Yolun çatallandığı yere geldiğinde sağa döndü. Yeşil konteynırlar oradaydı. Fakat o yoktu. Hurda arabası da Çirkin de ortalarda görünmüyordu. Tekir kedi leziz yiyecek umuduyla boşluğu…
…Hıçkırıklarla o bahçeden çıkıp var gücümle koştum. Ne takatim ne de dermanım kalmıştı artık. Bir nehir gördüm ormanın içinde. Nehrin oraya koştum ve nehre vardığımda arkası dönük bir kız gördüm. Kız yüzünü bana döndüğünde boynu…
…anda geriye kalan artıkların dalgası yayılıyor tüm dünyaya. Kendimi görüyorum mavi aynada. Kaybolmuş gibiyim. Ormandan gelen bir karganın çığlarıyla korkmak. Yaşamak için beni öldürecek biliyorum. Bir kanun var tam ortasında ve…
…bir ihtimaldi. Onlar gibi konuşmazdım, çok tüyüm vardı, çöp karıştırırdım. Ama sanırım asıl sebep aynı yemeğe ortak olmamızdı. Aynı yemeği paylaşmak iki insan arasında büyük zorlukken, kediler için dert değildi. Zaten kediler…
…azırladım. İçeriden kahkahalar geliyordu. Elimde bir şişe soğutulmuş beyaz şarap yanlarına gittim. Teklifimin ortamı daha da yumuşatacağından ve üçümüzü kaynaştıracağından emindim. “Yemekten önce birer kadeh şaraba ne dersiniz…
…açlarıyla Deniz’i selamladı. Deniz bir tane sıcak ekmek aldıktan sonra poşetlemesi için verdi. ‘’Kolay gelsin Orhan Abi, Nasıl iyi mi durumlar?’’ Deniz, nedense bu büfeye girdiğinde konuşma, bir şeyler söyleme ihtiyacı hissed…
…hvehanelerin genel özelliklerine bakacak olursak sosyalleştirici özellikleri, toplumsal ve kültürel engelleri ortadan kaldırmaları vardır. Zengin fakir fark etmeksizin herkese açıktır kahvehaneler, herkes giderdi. Osmanlı Devle…
…eldin’ler, ‘beş gittin’ler, ‘kahretsin’ler ama hiç tanrı görmedim etrafta. Bana günaydın diyen bir metafizik, oranın buranın hâkimi bir kudretli hiç olmadı. Hoş; olsun da istemem, psikiyatrlardan randevu almak zorlaştı, herkes…
…. Ardı sıra Tuncay. Köprünün üstüne çıktılar. Balıkçılar oltayı sallamış nafakalarını bekliyorlardı. Köprünün ortasına geldiklerinde İbrahim Başkomiser, “Ne biçim köprü bu! Sallanmıyor bile,” dedi öfkeyle. Tuncay “Köprü niye sal…
…a inat dingin koylarına sığınmışlardı. Yıllardır yaptıkları gibi. Takım elbiseli sakallı adam, caminin imamı, oradakileri selamladı. Duvar dibinin yaşlıları saygıyla karşılık verdiler. İmam davetlere teşekkür ederken sağ elini kalb…