…basit ve sığ insanlardı. Fırçamı yedikten sonra her zamanki gibi akşam saat beşte daireden ayrıldım. Arabayla önümdeki yirmi kilometreyi aşıp eve ulaştım. Annem evde yoktu. Bir şeyler atıştırıp yattım. Üç saat kadar uyumuşum. Ka…
…n içine bakabilecek gözümüz olsun. Neyse lafı dolandırmadan, sabah ezanı duyulduğunda yedi kapılı zindanların önünde alıyoruz soluğu. Gömleğimiz kan, ağzımız şarap, bıyıklarımız cigara kokuyor. Gözlerimiz yaşlı. Çocuk gibi yum…
…ayan tarihi mermer çeşmeye, çocuklarının kimi zaman koşarak kimi zaman ayaklarını sürüyerek gittikleri okula, önünden geçtiği küçük caminin bahçesinde duran musalla taşına… Eski semtini sarıp sarmaladı, yüreğinin derinliklerine…
…ceğe? İnsanlar yürürken geçmişlerini de taşırlar çevrelerinde. Işığa yürümek geçmişe sırt dönmektir; gölgeniz önünüze düşüyorsa, ışığınıza sırtınızı dönmüşsünüz demektir. Ne kadar yürüyebilir insan bu şekilde hayat çizgisinde,…
…un? Bu neyin gizemi? Belindeki silah kabzası belirgin olsun diye sağa sola eğiliyordu. Adam, resmen gözümüzün önünde jimnastik hareketleri yapmaya başlamıştı. Bu apaçık gözdağıydı ve durumu bizzat üstüme alınmıştım. Buz gibi o…
…ilirsin; fakat bunun hangi gün olacağını öğrenmek bambaşkadır. Onlarla yeterince zaman geçirmezsin çünkü daha önünde çok uzun bir zaman olduğunu düşünürsün; ancak yoktur. Hangi ebeveyn çocuğunun onlardan önce öleceğini öğrenme…
…ığında kocasını tekrar tekrar azarlasa da aslında her gün çiçekleri seyretmek için erkenden kalkar pencerenin önüne otururdu. Kocası bir süre onu yalnız bırakır sonra elinde bir bardak çayla gelirdi. Sessizce bardağı bırakır,…
…ller yollayıp zihnin bu verileri imgeleştirmesini sağlayarak görüntülü konuşma ya da internet ortamını gözler önüne seriyordu. İnsanlar ışıklı lensler gibi parlayan gözbebekleriyle bilinçsizce yürürlerken yonganın rehberlik e…
…arkının sadece majör kısmını duyabilirken, minör tınılar da Mars’a ulaşır. Ve her gün yaptığı gibi, Dünya’nın önünde diz çöker, gitarını kucaklayıp serenadına başlar. Bugün de sallanıyor otobüs, Ben kollarımı bacaklarımı salmı…
…ğinde aklına işleyen başka bir sözü duydu, ‘’Ee keman tutmaya benzemez tabii’’. Hava kararınca hepsi arabanın önünde buluştular. Arabanın kaputunda cansız bıldırcınlar sıralanmıştı, mutlulukla onları tekrar tekrar sayıyorlardı…