Butimar
…an biteni. Günel’in kapısı kapandığı gibi ayrılıyor kapının önünden. Büyük odaya gidip duvarın dibine koyduğu minderin üzerine uzanıyor. Bir süre sonra duvarlarda susuyor. Melek zar zor duyulan sesiyle takvimi sayıyor. - Butimar…
1 kullanım · 1 yazı
…an biteni. Günel’in kapısı kapandığı gibi ayrılıyor kapının önünden. Büyük odaya gidip duvarın dibine koyduğu minderin üzerine uzanıyor. Bir süre sonra duvarlarda susuyor. Melek zar zor duyulan sesiyle takvimi sayıyor. - Butimar…
…a kadın onlara dönecek gibi oldu, dönmedi. Kapıdan çıktı. Adam pencere önündeki somyaya oturdu. Çiçek desenli minderlerine sırtını yaslamadı. Eliyle çocuğu çağırdı yanına. Çocuk ürkek adımlarla eğreti oturdu. Niye getirdin beni bura…
en sevdiğim yazarın bir önerisiyle başlıyorum güne kahvemi demleyip dağ manzaralı minik balkonuma çıkarıyorum çok minik masamı üzerinde etnik bir örtü kuşlu fincanım dudağımda belli belirsiz bir ıslık gözlerimi kapattığımda a…
…ra baka baka kahvesini içecekti. Yapılacak en güzel şey buydu şimdi. Taksici sağa yana yanaşmıştı. Damlalarsa minik minik iniyordu şehre. Para üstünü uzatırken yüzünde bir gülümseme vardı: “Seneca” dedi, “Seneca'nın sözüydü n…
…hiç ummadıkları bir zamanda çıkmıştır karşılarına. Ve bağırlarına basarlar adını Deniz koydukları yavruyu, o minik can artık kendi parçaları olmuştur. Başka cesetler de bulmuştur Mustafa. Hatta o cansız bedenlerin Deniz’in a…
…ınaydı Bahri. Suya elini uzattığında balıklara dokunuyordu, gökyüzüne uzandığında kuşların kanadına. İnsanlar minicik görünüyorlardı buradan. Evler, arabalar, ağaçlar… Her şey minicikti. Öyle güzel bir yolculuktu ki… Uyandığınd…
…inden gelen kedisiyle. Evlerin arasındaki tarlada oyun oynayan çocukları izlemeye koyuldu, her zaman oturduğu minderin üzerine oturarak. Çocukların seslerine kulak verdi, kendi çocukluğunun seslerini bulmak umuduyla. Ne sesler n…
…bahar geldi. Her yer yeşil. Mevsim yağmurlarından pelte gibi olan narin yumuşaklığın arasından baş veren iki minik fidan. Umutların, mutlulukların çağrışımı tüm insanlığa… Böyle zamanlarda pek mümkün değil derler umutlu olma…
…İyi ki bir Halide Edip Adıvar gelmiş, yazmış ve hiç gitmemiş... “O günlerde İstanbullular Halide Edip’i, altı minareden kopan tekbir sesleri ortasında, bir ızdırap timsali gibi siyahlar giyinmiş gördüler. O meydanda o topluluk, o…
…e defterini dürer, atardı; o ayrı. Zamanın ilerlemesiyle “teknoloji” ile tanışılmaya başlandı. Teknoloji önce minik ev aletleri ile girdi hayatlarımıza. Çırpma telinin yerini mikser, büyük kocaman gırgırların yerini elektrik…