Tutku
…nım ya ne tatlı argüman! Sorun şu ki; olan kızlara oluyor sen aradığın ışığı gene bulamadığını anladığın anda masadan kalkıyorsun, kesinlikle çok zarif yapıyorsun oyunu terk etme işini ama bu değiştirmiyor ki olan biteni... Sen…
1 kullanım · 1 yazı
…nım ya ne tatlı argüman! Sorun şu ki; olan kızlara oluyor sen aradığın ışığı gene bulamadığını anladığın anda masadan kalkıyorsun, kesinlikle çok zarif yapıyorsun oyunu terk etme işini ama bu değiştirmiyor ki olan biteni... Sen…
GÖRÜYOR MUSUN? Koca bir oda. Koca bir oda düşün. Bir iki koltuk. Bir yemek masası. Eşyaların, insanların olduğu her yer bir hacim, mantıksal düzlemimizde. Yaşayan her canlı. Gördüğün her şey. Hatta hissettiklerin bile. Yüzünü…
…manı oluyor. Eli iş tutmasa da ölüyle konuşmayı biliyor Toprak soyundan gelen bir hergele Dışbükey bir aynada Maske takmıyor sahneye çıkmıyor Oyun oynamıyor...
…ını. Bu anı yazacaktı, şimdiyi: Mayısın ortasında hiç durmaksızın yağmur yağıyordu. Küçük balkonunda oturduğu masadan manzaraya baktı. Yemyeşildi her yer. Otların arasında ayak basıla basıla oluşan bir yol vardı. Tam da orada b…
…suskunluk, Kim bilir, bu yokluğa bakmaktır belki de kavuşmak. Aynı yokluğa bakmayı uzun süre sürdürebilmek.. Masallar da böyle başlar zaten; "Günlerden bir gün" dersin, Önce bir eksik bırakılır, Sonra herkes onun etrafında dola…
…ılabilirdi. Yaz gecelerini severdi en çok, şehrin gürültüsü içinde yıldızları seyrederek uyumayı. Ilık rüzgâr masal anlatırmış gibi gelirdi ona, göz kapakları ağırlaşır, ağırlaşırdı… Şu hayatta en sevdiği “Sakar” adını verdiğ…
…rkaç saniyeyi düşünüyordum. Telefonum çaldı birkaç kez, açmadım. Sigara yakmadım. Kahvaltımı hızla yapıp yazı masama oturdum. Havanın kasveti içimdeki yazma coşkumu körüklüyordu. Elbette rüyamı yorumlayacaktım sayfalarımda. Ve…
…melerden gürül gürül aksa sular, kapıların önünde uyuklasa köpeklerimiz, bal gibi olsa ağaçlarımızın meyvesi, masmavi gökyüzüne şarkılar söylese kuşlar, mis gibi koksa pişen yemeklerimiz, annem oyundan eve çağırsa bizi, sonra b…
…za kızıyoruz. Sanki elimizdeymiş gibi. Sanki günler geçince acı da aynı oranda geçebilecekmiş gibi. Tozlu bir masanın üstünden, yılgın toz kümesine üfleyince uçuverdiği gibi siliniverseydi keşke, ruhumuzun derinlerinde yankılan…
…denize. Güneş henüz aydınlatmamış bu koca ormanı ve karanlık. Bir soğukluk çarptı yüzüme. Biliyorum, arkamda masmavi bir dünya hâkim. Deniz bir o kadar hırçın ve dalgaların boyu yüksek. Kulaklarım dalgaların sesini değil de, k…